Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12458 E. 2013/11393 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12458
KARAR NO : 2013/11393
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ile komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının sınırlarının taşınmaz üzerinde tam olarak saptanarak kapsamlarının belirlenmesi, dava konusu taşınmazın doğusunda bulunan arkın hangi tarihte açıldığı, meradan taşınmaz kazanılıp kazanılmadığının saptanması, dava dışı 1203 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının kapsamının tam olarak belirlendikten sonra dava konusu taşınmazın meradan kazanıldığının belirlenmesi halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağının düşünülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.160 metrekarelik bölümün davacılar adına, (B) harfi ile gösterilen 8.340 metrekarelik bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazinenin (A) ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Davacının hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden; Mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonunda davalı Hazine dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı doğru olarak belirlenmiştir. Davalı Hazinenin tapu kaydının toprak komisyonunca oluşturulduğu göz önüne alındığında Hazine tapusunun ihdas tarihine kadar davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 46/1 ve 14. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün de davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …’nun temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.