Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3350 E. 2010/5657 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3350
KARAR NO : 2010/5657
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı … Kooperatifi vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı vekili avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince davacı arsa sahiplerine teslim edilmeyen bir adet dairenin aynen teslimi mümkün olmaması halinde karar tarihindeki değerinin tahsili istemine, karşı dava ise yüklenici tarafından arsa sahipleri namına ödenen şüyulandırma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı-karşı davacı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı ve karşı davacı kooperatifin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava tüm arsa sahiplerince açılmamıştır. Arsa sahiplerinden … davada taraf olmadığı gibi yargılama sürecinde de davaya katılmamıştır. Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilâmında davanın tüm arsa sahiplerince açılmadığı da gözetilerek teslime, teslim edilecek bağımsız bölümün kalmaması halinde imkansızlık varsa ortaya çıkmasında yüklenicinin kusuru olup olmadığı ve bunun paylaşıma etkisi saptanarak davacıların payına isabet eden değerinin tahsiline karar verilmesi gereğine işaret etmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmakla davalı yüklenici lehine olan bu husus usulü kazanılmış hak haline gelmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı arsa sahiplerinin kararlaştırılıp da teslim edilmeyen dairedeki arsa paylarıyla ilgili, konusunda uzman tapu kadastro bilirkişisinden rapor alınıp, davacıların tespit edilecek paylarının dairenin toplam 80.000,00 TL değerine oranlanarak bulunacak miktarın davalı ve karşı davacı kooperatiften tahsiline karar verilmesi gerekirken, bozmaya uyulmasına rağmen tüm arsa sahiplerinin davada yer almadığı gözden kaçırılarak dairenin tamamının bedelinin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı kooperatifin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı-karşı davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı-karşı davacı kooperatif lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı … Kooperatifi’ne geri verilmesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.