YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24182
KARAR NO : 2013/13556
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ……. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi haklı sebebiyle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı ve dolayısıyla fesihte haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece, şahit beyanları ve 28.03.2011-19.04.2011 tarihleri arasındaki güvenlik sistemi kayıtları değerlendirilerek, davacının hesaplamaya konu çalışma süresi boyunca haftalık onbeş saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş, iş sözleşmesindeki fazla çalışmanın yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olmak üzere aylık ücrete dahil olduğu yönündeki hüküm de nazara alınarak fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı da şahit beyanlarına itibarla, davacı işçinin 01.01.2010-13.11.2011 tarihleri arasında dini bayramların ilk günü haricindeki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek, hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dava dilekçesi anlatımından, davacının çalışma süresi boyunca, davalı işverene ait değişik illerdeki işyerlerinde görev yaptığı anlaşılmakta olup, mahkemece, şahitlerin görev yerleri ve işyerinde çalıştıkları bölümler itibariyle, davacının çalışma düzenini bilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Anılan sebeple, davalı işverenden davacıyla birlikte taraf şahitlerinin görev yaptığı işyerlerinin ve bu işyerlerindeki çalışma tarihleri ile görevlerinin davalı işverenden sorulmasıyla, şahitlerin davacının hesaplamaya esas alınan süredeki fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarını bilmelerinin mümkün olup olmadığı denetlenmeli, neticeye göre tüm dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak, anılan alacaklar ve dolayısıyla işçinin iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı hususlarında bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.