YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6589
KARAR NO : 2010/7126
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile 2.100,00 TL takip konusu asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâline ve davacı yararına %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takip alacaklısı davacı Serpil Kayıkçı tarafından takip borçlusu … hakkında Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/12550 takip sayılı dosyası üzerinden adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde; ödeme emri, “… Cad. Köroğlu Sk. …Apt.130/5 Avcılar-İstanbul” adresinde davalıya bizzat tebliğ olunmuştur. İtirazın iptâli davasında ise, icra takibinin yapıldığı dosya üzerinden davalıya gönderilen tebligatın tebliğ edildiği adres yerine dava dilekçesinde “… Cad. Güner Apt. Kat:3 D:5 Avcılar-İstanbul” adresi gösterilmiş ve dava dilekçesi örneğini içerir duruşma gün ve saatini gösterir tebligat, gösterilen bu adres üzerinden davalıya gönderilmiş ve gösterilen adreste bulunmaması sebebiyle tebligat iade edilmiştir. Ancak; mahkemece, icra takibi dosyasında ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ adresi üzerinden davalıya 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre sadece duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılmıştır. Oysa, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılabilmesi için bu Yasa hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşmesi zorunludur. Somut olayda ise, davalının kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre dava dilekçesini içerir ve duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılmadan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre davalıya tebligat yapılması doğru olmamıştır.
HUMK’nın 73. maddesi hükmü gereğince, dava dilekçesinin kanun ve tüzük hükümlerine uygun ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde davalıya tebliğ edilmesi, savunmasını yapabilme olanağının sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde uyuşmazlığın esasının incelenip bir hüküm kurulması zorunludur. Taraf teşkili, dava şartlarından olup, taraflara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadıkça duruşma yapılıp, hüküm verilemez. Dava dilekçesinin yasaya uygun biçimde davalıya tebliğ edilmemesi, savunmayı kısıtlayacak nitelikte bir usul hatasıdır. Bu hukuksal sebeplerle, davalının savunma hakkının kısıtlanmış olduğu sonucuna varıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan; karar başlığında davacı Serpil Kayıkçı’nın isminin yazılmamış ve ticari ünvanının gösterilmiş olması maddi hataya dayalı olduğundan ve HUMK’nın 459. maddesi gereğince, mahkemece doğrudan düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.