Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13584 E. 2010/5753 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13584
KARAR NO : 2010/5753
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Tavzih talebinde bulunan davacı, daha önce açtığı davada davaya konu aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kararın infaz aşamasında davalı tarafın 2004 model aracın yenisinin bulunmadığını gerekçe göstererek yenisi ile değişime yanaşmadığını hükümdeki yeni sözcüğünden infaz tarihindeki aynı nitelikteki 6 HİA CMAX 1.6.Dizelford marka araç anlaşılması gerektiğini ileri sürerek hükmün tavzihini istemiştir.
Davalı … Tic. Tavzih talebine cevap vermemiş, diğer davalı …. A.Ş. ise, karardan sonra mahkemeye ulaşan cevap dilekçesi ile tavzihin koşullarının bulunmadığını savunarak tavzih talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davadaki talebinin aracın yenisi ile değişimi olduğu, aracın modelinin eski olmasının yasal seçimlik hakkını kullanan davacının bu isteminin karşılanmasına engel olmayacağı gerekçesiyle hükmün “modeline bakılmaksızın infaz tarihindeki sıfır km. Araç ile değiştirilmesine” şeklinde tavzihine karar verilmiş, tavzih kararı davalı … A.Ş. Tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen davada dava konusu 2004 model Ford Ghia C Max 1.6.dizel marka aracın ayıplı olması nedeniyle yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Davacı tavzih talebinde, davalının infaz aşamasında 2004 model aracın yenisinin bulunmadığını beyan eden davalının sıfır km. Yeni araç vermediğini ileri sürerek kararın tavzihini talep etmiştir. İ.İ.K.’nun 24. Maddesinde “bir menkulün teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. Borçlu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan menkul veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoluyla taksil olunur. Menkul malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından takip tarihindeki raice göre takdir olunur. ” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere az yukarıda belirtilen yasa hükmü, menkul teslimi hakkındaki icra takiplerinde izlenmesi gereken usulü tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklamış bulunmaktadır. Eldeki olayda da, daha önceki mahkeme kararında İ.İ.K.’nun 24. Maddesinin uygulanmasına dair bir hüküm yok ise de, bu hükmün infaz aşamasında icra müdürlüğünce re’sen gözetilerek uygulanması zorunludur. Öte yandan tavzih, hükmün müphem olması halinde uygulanacak bir yol olup, tavzihle hükmün yeni bir sonuç doğuracak şekilde değiştirilmesi olanaklı değildir. Davacının tavzih talebi hükmün değiştirilmesine yönelik olup, mahkemecede “modeline bakılmaksızın infaz tarihindeki sözcükleriyle hüküm yeni bir sonuç doğuracak şekilde tavzih edilmiştir. Tavzihle hüküm değiştirilemeyeceği için tavzih talebinin kabulüne olanak yoktur. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek, tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz edilen tavzih kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.