YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3111
KARAR NO : 2012/3074
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 18.03.2008 gün ve saatte temyiz eden … mirasçıları ile aleyhine temyiz istenilen … ve … … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 5, 6, 28, 29, 30, 37, 38 ve 40 parsel sayılı 57.250, 14.250, 63.800, 18.000, 162.200, 24.000, 5.100 ve 7.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı … tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 28, 29 ve 30 sayılı parsellerin … … ve müşterekleri 5, 6, 37, 38 ve 40 sayılı parsellerin ise … ve müşterekleri adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazların davalılar … ve … …’e ait olduğu, bu davalıların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Temyiz aşamasında dosyaya sunulan veraset belgesi ve nüfus kayıtlarından davacı …’ün 04.03.2004 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. …’ün ölümünden sonra, yasal mirasçıları yöntemince davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan yokluklarında yargılamaya devam edilip karar verilmesinde isabet bulunmadığı gibi gerek Asliye Hukuk Mahkemesi aşamasında, gerekse de Kadastro Mahkemesi aşamasında mahallinde yapılan keşif ve uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile dosyaya sunulan uzman fen bilirkişi raporları karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve karar vermeye yeterli olmayan araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle başta … mirasçıları olmak üzere davada taraf sıfatı bulunan tüm kişilere yöntemince tebligat çıkarılıp taraf teşkili sağlanmalıdır. Bundan sonra taraflardan, çekişmeli her bir taşınmaz hakkında hangi kayda dayandıkları ile zilyetlik tanıkları sorulup saptandıktan sonra mahallinde, davada
yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile uzman fen ve ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, önce tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtları köy, mevkii ve tüm sınırları yerel bilirkişi ve taraf tanıklarına tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmaya çalışılmalı, gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak örnekleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalıdır. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli her bir taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğinden kimden kime ne sebeplerle geçtiği gibi çekişmeli taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini belirlemek yönünden gerekli hususlar da sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen dayanak kayıtlarda ve komşu taşınmazların dayanaklarını oluşturan kayıtlarda gösterilen sınırlar işaretlenmiş dayanak kayıtlarının miktarı ve sınırları itibariyle kapsamlarını gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişiden, çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini irdeler; komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir; gerektiğinde çekilecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; çekişmeli her bir taşınmazın tarafların dayanaklarını oluşturan hangi kayıt kapsamında kaldığı, kayıtların sabit veya değişebilir sınırlı olup olmadığı, çekişmeli her bir taşınmazın kim veya kimlerin zilyetliğinde olduğu ve bu suretle kadastro tespit günü itibariyle dayanak kayıtların uymadığının belirlenmesi halinde veya uyduğu belirlenen kayıtların değişebilir sınırlı olduğunun belirlenmesi halinde kayıt miktar fazlasını oluşturan bölümler üzerinde kim veya kimler yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gibi hususlar tartışılıp ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu değerlendirme yapılırken; çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazların kesinleşme durumları ile özellikle hükmen kesinleşen komşu taşınmazlar ile bu davada taraf olan kişiler arasında görülen davalar sonucunda kesinleşen taşınmazların kesinleşme durumları da gözetilmelidir. Ayrıca; çekişmeli taşınmazlarla ilgili tespitlerin malik haneleri açık bırakılarak davalı yapılması ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi uyarınca bu durumda re’sen malik araştırmasının yapılabilecek olması nedeniyle; dayanak kayıtların uymadığı belirlenen veya uyduğu belirlenen kayıtların değişebilir sınırlı olduklarının değerlendirilmesi halinde kayıt miktar fazlalarını oluşturan bölümler yönünden kim veya kimler yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu belirlemek yönünden re’sen malik araştırması yapılması gereği de dikkate alınmalıdır. Davacı … mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.