YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9996
KARAR NO : 2013/11373
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında tapuda …, …, ….. ve….. adına kayıtlı olan ….. Köyü çalışma alanında bulunan eski 916 parsel sayılı 8.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 9389 ada 91 parsel numarasıyla ve 8.068,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün haklı bir nedene dayanılmaksızın eksiltildiği iddiasına dayanarak ölçüm hatasının düzeltilmesi talebiyle Hazine aleyhine dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davacılara ait taşınmazın ve komşu 9389 ada 89,90 ve 92 parsel sayılı taşınmazların metrekareleri aynı kalmak kaydıyla sınırlarının hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda gösterilen şekilde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 10.07.2013 tarihli gerekçeli kararıyla davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 9389 ada 91 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğüne aynen aktarılmasına ve dava konusu taşınmaz ile komşuları olan 9389 ada 89,90 ve 92 parsel sayılı taşınmazların metrekareleri aynı kalmak kaydıyla sınırlarının hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda gösterilen şekilde düzeltilmesine ve dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazların sınırlarında ve yüzölçümlerinde değişiklik olduğunun tespitine ve dava konusu 9389 ada 89,90,92 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılmış bir dava olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin kısmen kabul kısmen red kararından hangi yönlerden davanın kabul edildiği hangi yönlerden davanın reddedildiği anlaşılamamış ve bu şekilde gerekçeli kararın hüküm fıkrası içinde çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olması yargılamanın aleniliği ilkesine aykırı ve mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.