YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2062
KARAR NO : 2012/19769
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 26/05/2007-26/08/2009 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasaya tabi hizmetlerinin iptali edilmesi gerektiğinin tespitiyle, 17/05/2006 tarihinden itibaren SSK’ya tabi hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 26/05/2007-26/08/2009 tarihleri arasındaki 1479 sayılı yasaya tabi hizmetinin iptali ile 17/05/2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 26/05/2007-26/08/2009 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasaya tabi hizmetlerinin iptal edilmesi gerektiğinin tespitine ve davacının 17/05/2006 tarihinden itibaren SSK’ya tabi hizmetlerinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacınını 12/02/1987-16/02/1988 tarihleri arasında Bakkal faaliyeti, 13/12/1995-31/12/1998 tarihleri arasında kahvehane işletmeciliği, 31/12/2006-26/08/2009 tarihleri arasında Biçerdöver İşletmeciliği nedeniyle vergi kaydının bulunduğu, davacının 12/02/1987-30/09/1981, 01/03/1992-31/01/1999 ve 01/07/1999-23/11/2000 tarihleri arasında Esnaf … sigortalılığının bulunduğu, davalı Kurum ile vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda 31/12/2006-26/08/2009 tarihleri arasındaki biçerdöverci vergi kaydı nedeniyle SSK kayıtları dikkate alınarak 25/05/2007 tarihindeki çıkışı nedeniyle 26/05/2007 tarihinde esnaf sigortalılığının yeniden başlatıldığı ve 26/08/2009 tarihine kadar devam ettiği, 20/10/2007 tarihinde tekrar 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 30/10/2008 tarihine kadar kesintisiz devam ettiği ve 10/06/2009-2010/4. ay arası kesintisiz 506 sayılı Kanuna tabi çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, 506 ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık statülerinin çakıştığı 26/05/2007-26/08/2009 tarihleri arasında hangi sigortalılık statüsüne üstünlük tanınacağı noktasında toplanmaktadır.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı … Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir.
Anılan yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” ( K ) bendinde ise. “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı … Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin … kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
Somut olayda, davacının vergi kaydı 31/12/2006 tarihinde başlamış olup, 506 sayılı Kanuna tabi çalışmasının 25/05/2007 tarihinde son bulması nedeniyle 26/05/2007 tarihinde esnaf sigortalılığı başlatılmış ve 26/08/2009 tarihine kadar devam etmiştir. Buna göre davacının önce başlayan sigortalılığı 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılıktır. Bundan sonra 506 sayılı Kanuna tabi çalışmasının 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı sona erdirmeyeceği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.