YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2623
KARAR NO : 2012/3368
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; “Davalı dayanağı T.sani 1325 tarih 40, 41, 42 ve 43 sayılı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Arşiv Daire Başkanlığından getirtilmesi, tapu kayıtlarının 20/36 payı hakkında tapu kaydı ile kök kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması, tapu kayıtlarının uygulandığı 605 ila 754 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanakların ve dayanaklarının getirtilmesi, tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olduğu gözetilerek, tapu kayıtlarının sınırları en eski tarihli askeri harita üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kayıtlarına yöntemine uygun şekilde kapsam tayin edilmesi, 1936, 1937, 1938 tarihlerinde yapılan genel arazi yazımında taşınmazlar hakkında vergi kaydı oluşturulup oluşturulmadığının araştırılması, varsa vergi kayıtlarının uygulanması, Hazine temsilcisi defterdar ile davalılar arasında yapılan protokol sonucunun araştırılması, hukuki yönden ne gibi bir sonuç doğuracağının değerlendirilmesi; kayıt kapsamı dışında kalan kısım yönünden zilyetlikle 100 dönüm iktisap edinilebileceğinin gözetilmesi, res’en yapılması gereken iş ve işlemlerle ilgili giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konan ödenekten karşılanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 603 parsel sayılı taşınmazın yaylak yeri niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmasına, çekişmeli 602 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan yerin yayla yeri niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmasına, taşınmazdan geriye kalan 919.00 m2’lik kısmın 20/36 payının müdahil Hazine adına, 16/36 payının davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı … vekili, davalı … mirasçıları …, ile davalı … mirasçısı …ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalıların dayanağı T.sani 1324 tarih 40 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek karar verilmişse de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Mahkemenin 2.10.1986 tarih, 1981/3-1986/4 sayılı kararı ile çekişmeli 603 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine ve 603 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş,
verilen hüküm davacı … Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmemekle, davacı köy yönünden kesinleşmiştir. Mahkemenin 14.6.1994 tarih, 1992/9-1994/4 sayılı kararı ile yeniden çekişmeli 603 parsel sayılı taşınmaz hakkında feragat nedeniyle davanın reddine ve 603 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, verilen kararın, katılan … tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle katılan … yönünden de kesinleşmiş olduğundan, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalılar yararına kesinleşmiş mahkeme kararları göz ardı edilerek, yaylak olarak sınırlandırılmasında isabet bulunmayıp temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 603 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hükmün BOZULMASINA,
2- Davalıların 602 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece, davalılar dayanağı değişebilir sınırlı T.sani 1324 tarih 40 sıra numaralı tapu kaydına miktarı ile kapsam tayin edilmesinde ve çekişmeli 602 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kapsamında kaldığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, tapu kaydındaki 20/36 payın tapu kaydının ihdasından bu yana kayıtlı olmadığı, sözü edilen bu pay yönünden 1961 yılında idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu, kayıt kapsamında kalan bölüm üzerinde 16/36 pay maliki olan davalıların Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar 20 yılı aşkın süre ile malik sıfatıyla zilyet oldukları bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, tapu kaydı kapsamında kalan bölüm yönünden taşınmazın 20/36 payının da tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kadastro paftası ile çakıştırılmaksızın düzenlenen, infazı kabil olmayan fen bilirkişisi raporuna değer verilerek hüküm kurulması da isabetsizdir. Kabule göre ise, fen bilirkişi rapor ve krokisinde tapu kayıt kapsamı olarak belirtilen bölüm 919.000 metrekare olarak gösterildiği halde hükümde 919 metrekare olarak yazılması, kadastro hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu halde adlarına tescil kararı verilenlerin adlarının ve paylarının karar yerinde gösterilmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle 602 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 10.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.