YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19188
KARAR NO : 2012/20412
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yasal şartların oluştuğu dönemlerde Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, yasal şartların oluştuğu dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerinden faydalanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile 01/07/1994-01/06/2004 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasanın hükümlerinden faydalanmasına karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden;
1-Davacının 01/06/2004 tarihinde tarım … sigortalısı olarak Kuruma tescil edildiği, 2001-2011 yılları arası teslim ettiği ürünlerden düzenli olarak prim kesintisinin yapıldığı, 12/04/2001 tarihinde ziraat odası kaydının başladığı, muhtar ve kolluk tutanağı ile tanık beyanında davacının çay tarımı ile uğraştığının belirtildiği, 1994-2000 yılları arasındaki dönem için, … adına Dosan Konserve San. Tic. A.Ş. Tarafından düzenlenmiş 2 adet tevkifat belgesi bulunduğu, her iki belgenin birbirinden farklı olduğu, alım yeri Pazar/… olan belgede 1994-1999 yılları arasında her yıl kesinti bulunduğu, alım yeri Pazar/… olan belgede ise sadece 1994 ve 1995 yıllarında kesinti yapıldığı, her iki belge arasındaki çelişki nedeniyle yazılan yazıya Dosan Konserve San. Tic. A.Ş.’nin verdiği cevapta … ve … isimli alım yerlerinde … isminde iki tane müstahsil bulunduğunu, kayıtlarında isimleri dışında herhangi bir kimlik bilgilerinin bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla hangi tevkifat belgesinin davacıya ait olduğunun tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece davacıya ait olan tevkifat belgesi tespit edilmeden 1994-1999 yılları arasındaki kesintileri içeren belgenin hükme esas alınması hatalıdır.
Yapılacak iş, Dosyadaki Dosan Konserve San. Tic. A.Ş. Tarafından düzenlenmiş 2 adet tevkifat belgesinden hangisinin davacıya ait olduğunun tespiti için, kolluk aracılığıyla araştırma yapmak, alım yerleri itibariyle nüfus müdürlüğünden araştırmak, bilgisi olan muhtar ve diğer kişileri tanık olarak dinlemek, çay alım yeri görevlilerinden sorup araştırmak ve hangi belge olduğunu belirleyip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.