YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/141
KARAR NO : 2012/1572
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 ada 5 parsel sayılı 574,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, müvekkili … adına tespit edilen 136 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ait 100-120 m2’lik arazi parçasının davalı adına tespit edilen 133 ada 5 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 133 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi raporunda (C), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen 120,36 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tesciline, geriye kalan 454,24 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 133 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının kesinleşme işleminin yapılması için İlçe Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar gerekçesinde davanın hangi nedenlerle kabul edildiği denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır. Ayrıca mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Yapılan keşifte dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarında açıklanan nokta ve sınırlar fen bilirkişi raporunda gösterilmemiştir. Doğru sonuca ulaşabilmek için; mahallinde yaşlı,tarafsız,yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle,taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşifte davacı tarafın 13.07.2009 tarihli delil listesinde davalı tarafın ise 19.02.2010 tarihli delil listesinde bildirdiği tüm tanıklar ve mahalli bilirkişiler dinlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor alınmalı, tüm deliller toplanıp sonucuna göre hüküm kurulmalı ve varılan sonucun gerekçeleri denetime elverişli şekilde gerekçeli kararda açıklanmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.