YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/532
KARAR NO : 2012/3560
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık … …’ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma-düzeltilerek onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Antalya 13. İcra Müdürlüğünün 2009/6536 sayılı takip dosyasında, 09.10.2010 tarihinde yapılan hacizde alacaklı vekilinin temsilcisinin de hazır olması nedeniyle suçun işlenildiği bu tarihte öğrenilmiş olup, üç aylık şikayet süresi 09/01/2011 tarihinde dolacak ise de, bu tarihin hafta sonu tatili olan “pazar” gününe denk geldiği dikkate alındığında, takip eden ilk mesai günü olan 10.01.2011 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekmekle, tebliğnamedeki şikayet süresinin geçtiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak, sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasında; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; sanığın 09.02.2011 tarihli savunmasında birbuçuk yıl kadar önce Konya’da kaza yaptığını, aracın hasar gördüğünü, ehliyetsiz olduğu için tutanak tutturmadığını, tamirhaneye çektirdiğini, parası olmadığından yaptıramadığını, tamirhanenin önünde bir yıl korumasız olarak bekleyince yağmalandığını beyan etmekle birlikte trafik kazasının Konya’da gerçekleştiğine ilişkin beyanına karşın, aracın Antalyada sanığın evinin bahçesinde haczedildiği de dikkate alınarak, aracın hangi tamirhaneye çekilip bekletildiği konusunda tamircinin tanık sıfatıyla beyanı tespit edilmeli, aracın eski tarihte kaza yapıp yapmadığı hususunda bilirkişinin beyanına başvurulmalı, aracın kaza raporu tutturulmaması ile aracın sanığın evinde bulunması ve borcun ödenmediği gibi hususlar birlikte değerlendirilerek, bu eylemin sanık tarafından alacaklıya zarar vermek kastıyla aracın telef edilip edilmediği tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, sanığın soyut savunmasına göre yazılı şekilde beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.