YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25367
KARAR NO : 2013/14661
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … ve Kral Temizlik Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin emekli olması nedeni ile sona erdirildiğini belirterek kıdem ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı üniversite vekili, davacının davalı üniversitenin işçisi olmadığını, ayrıca herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketi vekili davacının öncesinde davalı üniversite tarafından istihdam edildiğini, sonradan muvazaalı bir şekilde alt işveren ilişkisi kurularak çalıştırıldığını ayrıca herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Vurallar Şirketi vekili davacının öncesinde davalı üniversite tarafından istihdam edildiğini, sonradan muvazaalı bir şekilde alt işveren ilişkisi kurularak çalıştırıldığını ayrıca herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı … ve davalı …. Şti. vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip, edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir.
Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalktığından ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca izin ücreti istenemez.
İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Sözleşmenin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanun’un 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur.
Somut olayda davacı işçi davalı üniversitede 02.07.1987-15.07.2008 tarihleri arasında yirmibir yıl süre ile çalışmış ve çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalıştığı süre boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı tanıklarından birisi yıllık izin kullanıp kullanmadığını bilmediğini, bir diğerinin ise yılda 15-20 gün yıllık izin kullanıldığını belirtmesi karşısında mahkemece davacı isticvap edilerek yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı konusunda beyanı alınmalı ve tüm deliller yeni bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının yıllık ücretli izin alacağı konusunda bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.