YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5228
KARAR NO : 2013/5664
KARAR TARİHİ : 17.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; 1537 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait iken Kartal Belediye Başkanlığı tarafından imar uygulamalarına tabi tutulduğunu, ancak bu uygulamaların idari yargı yerlerinde iptallerine karar verildiğini, davalı … Belediye Başkanlığından alınan 07.03.2008 tarih 15107 sayılı yazıyla “Belediye Encümen Kararı ile bedele dönüştürülen kısmın Hazine adına bedele dönüştürülmeden Hazine adına tescil edilmesinin uygun görüldüğü” bildirildiğinden 10.07.2008 tarihli 930 sayılı Encümen kararıyla yapılan şuyulandırmanın iptaline ilişkin davadan feragat ettiklerini, Kartal Belediye Başkanlığı tarafından Danıştay’a hitaben verilen itiraz dilekçesinde 1537 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uygulamadan çıkarıldığı, Hazinenin hisseli mülkiyeti veya belediye tarafından bedele dönüştürülme gibi bir durumunun kalmadığı, Hazinenin burada tek başına malik olmaya devam ettiğinin belirtildiğini; 1537 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir an evvel tapuda geri dönüşümünün yaptırılması, bu hususta gerekli olan muvafakatin verilmesi bakımından davalı idareye başvurulmuş ise de, olumlu veya olumsuz bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; 1537 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
“Dava, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptalinden kaynaklanan kadastral parselin ihyasına ilişkin olup, mahkemece kurulan hüküm, kısa ve gerekçeli karar arasında çelişkili olduğu gibi, infaza da elverişsizdir. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. maddesiyle “hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” 297. maddesiyle “hükmün kapsamı” 298. maddesiyle “hükmün yazılması” başlıkları altında öngörülen yasal düzenlemelerde; zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, tefhim tarihinden başlayarak bir ay içerisinde yazılması gereken gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça yer almaktadır. Öte yandan; hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak kapsamda olması gerektiği de 1086 sayılı Yasa’nın 388. maddesinde olduğu gibi 6100 Sayılı Yasanın 297. maddesinde de vurgulanmıştır. Oysa mahkemece, anılan yasal düzenlemelere aykırı olarak kısa kararda “davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile eski hale iadesine bu
şekilde imar uygulamasıyla oluşan davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tapuya tesciline”, gerekçeli kararda ise, “davanın kabulü ile, Kartal İlçesi, 1537 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın … adına kayıtlı iken imar uygulamasına tabi tutularak oluşan ve davalı … Belediyesi adına kayıtlı Soğanlık mahallesi, 8366 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline” karar verilmek suretiyle kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru olmadığı gibi, kısa kararda hem eski hale iade ile kadastral parsele ihya kararı verilip devamında ise imar parseli üzerinden iptal tescil hükmü kurulmakla kendi içinde çelişkili ve infaza elverişli olmayan bir biçimde karar verilmesi de isabetsizdir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı Belediye Başkanlığına iadesine, 17.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.