YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/826
KARAR NO : 2010/8367
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemeni görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı mesken elektrik abonesi olduğunu,faturalarını düzenli olarak ödediğini,sayacının dijital sayaçla değişiminin gerekli olduğundan bahisle söküldüğünü ve sonraki gönderilen faturalarda eski borç adı altında bedel istendiği,sorduğunda bunun sökülen sayaçla oynandığı için kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğinin söylendiği,oysa kaçak elektrik kullanmadığı,sayacın sökülerek aylarca davalının depolarında bilinmeyen koşullarda kaldığı sırada bozulduğu ya da oynanmış olabileceği,bu tahakkuk nedeniyle 4.572,10 TL borçlu olmadığının tesbiti ile abonelik sözleşmesinin tedbiren devamına karar verilmesini ,muhtemel icra takiplerinin dava sonucuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kaçak elektrik kullanmaktanabonelik sözleşmesinden değil haksız fiilden kaynaklanan dava olması nedeniyle tüketici mahkemesinin görevli olmadığı,sulh hukuk mahkemsinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses,
2010/826-8367
görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ;Davacının mesken elektirik abonesi olduğu ve faturalarını düzenli ödediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Sayacın davalı tarafından 12.9.2008 tarihinde dijital sayaçla değişimi yapılarak götürüldükten sonra 5.5.2009 tarihli kaçak tutanağı ile kaçak elektrik kullandığından bahisle 4.572,10 TL tahakkuk yapılmıştır.Davacı bu tutanak nedeniyle kaçak elektrik kullanmadığı ve borçlu olmadığının tesbiti ile sözleşmenin de devamına karar verilmesini,hakkında yapılacak muhtemel icra takiplerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.Davacının bu talep içeriği itibarıyla ,abone sözleşmesi devam ederken yapılan haksız kaçak tahakkuku nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti ile sözleşmenin devamının sağlanması açısından muarazanın meni talebi niteliğinde olduğundan davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.