Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2276 E. 2010/5741 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2276
KARAR NO : 2010/5741
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

… vekili avukat … ile … aralarındaki dava hakkında … 19. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.11.2008 tarih ve 238-374 sayılı hükmün Dairenin 24.11.2009 tarih ve 6736-13702 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR

Davacı, davalıya 55.000 DM borçlu bulunduğunu ve borcundan dolayı davalının kendisine karşı icra takibi başlattığını, talimatla 27.11.2004 günü …’daki mallarının haczedildiğini, haciz sırasında borcunun 11.000 YTL tutarındaki kısmını ödeyeceğini taahhüt ettiğini ve aynı gün ödeyip,yazılı belge aldığını, davalının aldığı bu parayı icra dosyasına bildirmediğini ileri sürerek, ödenen 11.000 YTL miktar yönünden borçlu olmadığının tesbitine, bu miktarın ödeme tarihi itibariyle borçtan düşürülerek dosya hesabının bu ödemeye göre yapılmasına ve %40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya olan borcun yapılan takip sonucunda icra dosyasına ödenmesine rağmen tahsil edilen 11.000YTL nın icraya bildirilmediği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 11.000YTL nın istirdadına %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine dairenin 24.11.2009 günlü ve 2009/6736 esas ve 2009/13702 karar sayılı ilamı ile düzelterek onama kararı verilmiş, bu karar gerekçesinde değinildiği üzere İ.İ.K.nun 72/5.maddesi borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanısıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği gibi, 27.01.2004 gününde tahsil edilen 11.000YTL 30.1.2004 gününde icra dairesine bildirilmiş olmasına rağmen icra dairesince hesaplamada dikkate alınmamıştır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez.Mahkemece değinilen buyön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirdiği belirtilmiş ancak buyanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzelterek onama kararı verilmiş, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde … 3. İcra müd.2001/20743 Esas sayılı dosyasındaki borcuna mahsuben 27.01.2004 tarihinde alacaklı vekiline haricen yapmış olduğu 11.000 YTL ödemenin, ödeme tarihi itibariyle icra dosyasına konu borçtan mahsubu ile dosya hesabının yeniden yapılmasını talep etmiş olup, dosya kapsamında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 19.06.2008 tarihli raporda bu 27.01.2004 tarihli 11.000 YTL ödeme dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplamada, davacının en son ödeme yaptığı 10.09.2004 tarihi itibariyle anapara, faiz ve icra dosyası vekalet ücretinden kaynaklanan borcunun kalmadığı, sadece 2.483 TL bakiye tahsil harcı borcu kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı, haricen yapılan 11.000 YTL ödemenin mahsubu ile bakiye borcunun tespitini talep etmekle, Bu talep kendisini ve mahkemeyi bağlar. HUMK’nın 74. maddesi uyarınca hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek ve talebi aşacak şekilde 11.000 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Davalının karar düzeltme talebinin bu yönden kabulü ile kararın bu yönden de bozulması gerektiği anlaşılmış olup, Dairemiz 24.11.2009 tarih ve 2009/6736 Esas ve 2009/13702 K. sayılı kararının kaldırılmasına Düzelterek onama kararında belirtilen bozma gerekçelerine ilaveten az yukarıda değinilen hususlardan ötürü mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 24.11.2009 günlü ve 2009/6736 esas ve 2009/13702 karar sayılı düzelterek onama kararının kaldırılmasına, aynı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 35.50 Tl temyiz harcının istek halinde iadesine, 26,4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.