Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1956 E. 2010/8064 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1956
KARAR NO : 2010/8064
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacılar, “… Sok. No:26-27 …-…/ …” adresinde bulunan taşınmazları 1.2.2005 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazların maliki olduğunu söyleyen ve kendisine ait olduğunu gösterir Tapu fotokopisini de ibraz eden davalıdan aylık 4.000.00 YTL bedelle kiraladıklarını, toplam 34.000.00 YTL kira bedeli ile 4.000 USD depozito ödediklerini, ancak bir süre sonra dava dışı … tarafından 19.10.2005 tarihli ihtarname ile taşınmazın gerçek malikinin kendisi olduğunu belirterek ecrimisil ve tahliye ihtarında bulunduğunu, davalının mecuru dava dışı …‘a devrinden önceki tapu kayıtlarını göstererek kendilerini aldattığını, dava dışı …’ın bilahare açtığı davalarla mecurun tahliyesi ve ecrimisil talebinde bulunulması nedeniyle taşınmazın tahliye edildiğini, sonrasında bu kişi ile açtığı davalardan feragat karşılığında 05.03.2008 tarihli ibraname imzalanarak, davalı …’ye ödenen kira bedelleri dönemini kapsayan ecrimisil bedeli, yargılama, kanuni vekalet ücretleri ve işlemiş faizler olmak üzere 140.000 TL ödendiğini, kararın kesinleştiğini bu bedelin 104.000 kira bedeli olduğunu, davacılar olarak bu ödemeden de 36.000 TL zararının olduğunu bu nedenlerle; davalının ecrimisil bedeli olan 104.000.00 YTL ile davalıya ödenmek zorunda kalınan 140.000.00 YTL arasındaki, fazladan … olan ve davalının haksız eyleminden kaynaklanan 36.000.00 YTL tazminat bedeli, 34.000 YTL kira bedeli ve 4.000 ABD doları depozito bedelinin avans faizi ile tahsilini istemiştir.
2010/1956-8064
Davalı, taşınmaz maliki ile yaptığı anlaşma uyarınca mecuru davacılara kiraya verdiğini, alınan bedelin kendisinden değil taşınmaz malikinden talep edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, dava dışı taşınmaz maliki ile 05.03.2008 tarihli sulh sözleşmesi yaparak 140.000 TL ödediklerini, bu ödenen bedelin 104.000 TL’sinin kira bedeli karşılığı, bakiye 36.000 TL’lik kısmın yargılama gideri, kanuni vekalet ücreti ve işlemiş faizler karşılığı olarak ödendiğini ileri sürmüş, mahkemece bu miktara hükmedilmiş ise de bu miktarın hangi zarar kalemlerine karşılık olduğu hususunda bir irdeleme ve açıklama yapılmamıştır. Dosyada mevcut bilirkişi raporu da bu zarar kalemlerinin nasıl hesaplandığına ilişkin yeterli açıklamayı içerir nitelikte değildir. Bu durumda mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, tazmin edilmesi gereken zararının tespiti ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken davacılar ile dava dışı 3. kişi arasında her zaman yapılması mümkün belgeye dayanılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.015.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.