Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3324 E. 2012/2128 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3324
KARAR NO : 2012/2128
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 13 parsel sayılı 2098,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla iki ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın öncesinin davalının kök miras bırakanı …’ den kaldığı ve paylaşma sonucu davalının babası …’e, O’nun da bağışı ile davalıya geçtiği ve halen de zilyet olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalı taraf yargılama sırasında tapu kaydına ve 1978/132 Esas, 1981/165 Karar sayılı dava dosyasına dayanmıştır. Sözü edilen dosyanın fotokopi örneğinden davacı …’ın, davalının babası … aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi davasının her iki tarafın da tapu kaydında paydaş olması nedeniyle reddine karar verildiği ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar keşif sırasında davalının dayandığı 1978 tarih 41 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak uymadığı sonucuna varılmış ise de kayıt uygulaması yeterli olmadığı gibi Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmamış; kesinleşmiş ise ilamın haritası, kadastro haritası ile çakıştırılıp taşınmazın sözü edilen ilam kapsamında kalıp kalmadığı da belirlenmemiştir. Tapu kaydı lehe olduğu gibi aleyhe de delil olabilir. Hal böyle olunca yeniden mahallinde keşif yapılarak tapu kayıtları tesislerinden itibaren ve tüm tedavülleri ile getirtilerek sözü edilen ilamın haritası gereği gibi zemine uygulanmalı, taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığı belirlenmeli, taşınmazın bu ilam kapsamında kalması halinde ilamın kesinleştiği tarihten sonra kadastro tespitinden önce taraflar arasında geçerli bir paylaşma yapılıp yapılmadığı yöntemine uygun şekilde araştırmalı, bundan sonra tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.