YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1184
KARAR NO : 2012/5223
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ : KAVAK İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar …, …’ın ayrı ayrı İİK’nun 331/1, TCK’nun 61, 62, 52/1 ve 51 maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık … müdafii ve sanık … tarafından ayrı ayrı temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Takip borçlusu sanıkların üzerlerine atılı suç 09.02.2005 tarihinde işlenmesine karşın, İİK’nun 347. maddesinde belirtilen her halde bir yıllık süre geçtikten sonra 04.04.2007 tarihli dilekçe ile şikayette bulunması nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesi yerine sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’nun 331. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İİK’nun 331. maddesi ve 765 ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
2- 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 99. maddesi ile İİK’nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.