YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2728
KARAR NO : 2012/3535
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 28, 112 ada 61 ve 114 ada 28 parsel sayılı 21835.08, 9841.21, 8265.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 112 ada 61 ve 104 ada 28 sayılı parsellerin 3402 sayılı Kadasto Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına, 114 ada 28 sayılı parselin ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan dava konusu 104 ada 28 ve 112 ada 61 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 114 ada 28 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın … Köyü mera sınırlandırma krokisi alanı dışında kaldığı, tarım arazisi olduğu ve davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmiştir. Ne var ki, kadastro tespitinden evvel yapılarak kesinleşen mera tahsisi bulunmaması nedeniyle kadastro sırasında belirlenen mera sınırının kesinleştiğinden söz edilemez. Taşınmaz eylemli olarak 114 ada 36 ve devamındaki 114 ada 33 sayılı mera parsellerine bitişik olduğuna göre yöntemine göre mera araştırması yapılması zorunludur. Mahkemece yapılan keşifte komşu köyden bir yerel bilirkişi dinlenmiş ise de, dava konusu 28 parsel sayılı taşınmaza güneyde sınır olan mera parsellerinin kadim mera niteliğinde olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın meranın devamı niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda beyanı olmadığı gibi ziraat bilirkişisinden de taşınmazın niteliği ve mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı rapor alınmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde davada yararı olmayan komşu köylerden seçilecek elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi hazır
olduğu üzere yeniden keşif yapılmalı, keşifte dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan mera taşınmazının kadim nitelikte mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın bitişik meradan açılmak suretiyle elde edilmiş olup olmadığı, mera ile taşınmaz arasında ayırıcı doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve bitki deseni ve diğer yönlerden bitişik mera parselinin ve diğer parsellerin toprak yapısı ve niteliğini karşılaştırmalı olarak değerlendiren, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi