Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4623 E. 2010/5649 K. 22.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4623
KARAR NO : 2010/5649
KARAR TARİHİ : 22.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, “… ve ortakları” adi ortaklığının ortağı olduğunu, yönetim yetkisinin davalılar tarafından kullanıldığını, davalıların kendisini dışladığını, yönetimde söz … vermediklerini, kasa defterlerini ayrıca tuttuklarını, şirketin gelir ve giderleri hakkında bilgi vermediklerini, Ocak 2006 – Kasım 2007 dönemleri arasında çok cüz’i kâr payı verdiklerini, kendisini dükkana almadıklarını, gerçek değerinin çok altında fiyat teklif ederek hisse devri için zorladıklarını, ileri sürerek, adi ortaklığın feshi ile tasfiyesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ortaklıktan ayrılma payı olarak şimdilik 6000- TL nin en yüksek ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, adi ortaklığın tarafların anlaşması ile 13 05 2007 tarihinde ve şahitler huzurunda sona erdiğini, davacının alacağını fazlasıyla alarak adi ortaklıktan ayrıldığını savunarak, davanın reddine ve adi ortaklığın son bulduğuna karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının sermaye payını aldığı ve tüm ortakların adi ortaklığın feshini istedikleri gerekçesi ile adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine, davacının ortaklıktan ayrılma payı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/4623-5649
2-Davacı, ortağı olduğu “… ve ortakları” adi ortaklığının feshi ve tasfiyesi ile ortaklık payını talep etmiş; davalılar ise, adi ortaklığının daha önce tarafların anlaşması ile son bulduğunu, davacının kendisine düşen payı fazlasıyla aldığını savunmuşlardır. Mahkemenin de kabulünde olduğu ve 13. 05. 2007 tarihli yazılı belgeden de anlaşıldığı üzere; davacı, %33’lük hissesini davalı ortak …’a devrederek, karşılığını 5 adet … burması bilezik olarak almış ve ortaklıktan ayrılmıştır. Ortaklık davacının, artık adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar, dava şartlarından olup; mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle, mahkemece adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (1). bendinde yazılı “… ve ortakları adi şirketinin feshine ve tasfiyesine” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine “… ve ortakları adi şirketinin fesih ve tasfiyesi talebinin reddine” sözlerinin yazılmasına, (4). bendinde yazılı “..575,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınıp davacıya keza..” söz ve rakamlarının karardan çıkarılmasına, yargılama gideri ile ilgili (5). bendin tamamının karardan çıkarılarak, yerine “ Harcaması davacı tarafından yapılan 577,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.