Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4891 E. 2010/7298 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4891
KARAR NO : 2010/7298
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiası ile ilgili takibe itirazın iptâli talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya dekor düzenlemesi vs. işi yaptığını, karşılığında faturalar düzenlediğini, ancak bedelinin ödenmediğini belirterek icra takibine itirazını iptâlini talep etmiş, davalı savunmasında davacı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, kendilerine fatura da tebliğ edilmediğini belirtmiştir.
Davacı, davalı ile akdî ilişkileri bulunduğunu, yaptığı iş karşılığında davalıdan 6.200,00 TL’lik çek aldığını, ancak bu çeki iade ettiğini, iade makbuzunu davalı şirket yetkilisinin imzaladığını belirtmiş, mahkemece bu çekin davalıya iade edilmesi nedeniyle akdî ilişkinin varlığı kabul edilerek dava kabul edilmiş ise de çek iade bordrosunda imzası bulunan Vahap Doğan adlı kişinin davalı şirketi temsile yetkili olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece öncelikle akdî ilişkinin ispatı yönünden iade bordrosunda imzası bulunan Vahap Doğan’ın davalıyı temsile yetkisi olup olmadığının araştırılması, şirket yetkilisi olduğunun anlaşılması halinde makbuz altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı ve çekin veriliş nedeni konusunda beyanı alınmak üzere isticvap edilmesi, bu şekilde akdî ilişkinin kurulduğunun anlaşılması halinde faturaların tebliğinin araştırılıp, tebliğ edilmiş ise şimdiki gibi davanın kabulüne, tebliğ edilmemiş ise faturalardaki işlerin BK’nın 366. maddesine göre yapıldığı yıl piyasa rayicine göre bedeli belirlenip, davacı tarafından kabul edilen ödemeler düşüldükten sonra alacak miktarı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi, çek iade bordrosundaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşılması halinde ise akdî ilişkinin ispatı yönünden davacı tarafa davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.