YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13606
KARAR NO : 2010/5761
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
1-… 2-… vekili avukat … ile 1-… … 2-… … 3-… aralarındaki dava hakkında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.5.2009 gün ve 600-307 sayılı hükmün davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacıların temyiz dilekçesinin, davalılara yapılan tebliğ mazbatası içeriğinden 7201 sayılı kanunun 21.maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Anılan kanunun 21.maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı oy yerin muhtar veya ihtiyar heyeti arasından birine ve yahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinin 1. Fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle tebligat kanununun 23. ve tüzüğün 33.maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır. Temyiz dilekçesinin davalılara tebliğine ilişkin tebligat parçasının arkasındaki yazı incelendiğinde en yakın komşusuna haber verildiği belirtilmesine rağmen haber verilen en yakın komşusunun tebliğ evrakına imzasının alınmadığı saptanmıştır. Görülüyor ki tebliğ işlemi kanun ve tüzük hükmüne uygun yapılmamıştır. Oysa tüzüğün 28.maddesinin 1.fıkrası hükmünün aynen yerine getirilmesi halinde tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat evinde bulunmadığı tevsik edilmiş olur. O halde anılan yolda işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibret kalır ve bu durumda tebligat kanununun 21.maddesinde öngörülen koşulla tevsik edilmiş sayılmayacağından (madde 23/7) yapılan tebliğ işlemi hukuken geçersiz duruma düşer. Bu durumda usulüne uygun tebligatın yapılması için dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapımlması için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.