YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5976
KARAR NO : 2010/7132
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup; icra takibine davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının Şişli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12941 takip sayılı dosyasına vâki itirazın 3.400,00 TL asıl alacak ve 45,33 TL faize yönelik olmak üzere iptâline ve bu kısımlar için takibin devamına, fazla istemin reddine karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Şişli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12941 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı tarafından takip borçlusu davalı hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde 3.400,00 TL asıl alacak ve 272,00 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği, süresindeki davalının itirazı sonucu takibin durduğu; ancak, davacı tarafından 3.400,00 TL asıl alacağa yönelik takip borçlusu davalının itirazının iptâli için dava açıldığı ve dolayısıyla takip konusu işlemiş temerrüt faizinin dava konusu olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak takip konusu işlemiş temerrüt faizinin 45,33 TL tutarındaki kısmına yönelik itirazın iptâline karar verilmiştir. Kararın bu sebeple, davalı yararına bozulması gerekir ise de; mahkemece düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yanlışlığın HUMK’nın 438/VII. maddesi hükmü gereğince düzeltilmesi uygun görülmüştür.
3-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince; takip konusu işlemiş temerrüt faizi, itirazın iptâli davasının konusu olmadığı halde mahkemece, işlemiş temerrüt faizinin dava konusu olduğu gerekçesiyle reddedilen faiz alacağı miktarı üzerinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmiş olması doğru değildir. Açıklanan bu sebeple de düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince bu yanlışlığın düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının “Davalının Şişli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12941 Esas sayılı takip dosyasına vâki itirazın 3.400,00 TL asıl alacak, 45,33 TL faize yönelik olmak üzere iptâline bu kısımlar için takibin devamına fazla isteminin reddine” içerikli birinci bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “Davanın kabulü ile Şişli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12941 takip sayılı dosyası üzerinden takip konusu yapılan 3.400,00 TL asıl alacak üzerinden davalının vâki itirazının iptâline ve asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren geçerli olmak, değişen oranlar da gözetilmek suretiyle %60 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına” cümlesinin yazılmasına; 3. bentte açıklanan nedenlerle de kararın hüküm fıkrasının “Reddolunan kısım üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili için takdir olunan 500,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” içerikli beşinci bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.