YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8333
KARAR NO : 2022/3710
KARAR TARİHİ : 11.05.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.01.2018 tarih ve 2017/180 E. – 2018/82 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2019/579 E. – 2020/890 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “RABEA” markasını 1980’li yıllardan itibaren çeşitli ülkelerde tescil ettirdiği gibi Türkiye de tescil ettirdiğini, müvekkiline ait “RABEA” markasının tanınmış ve bilinen bir marka olduğunu ve ülkemizde de Rabea Tea markasının satışının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin markası ile davalının 2015/05377 sayılı çay kutusu tasarımının ve 2008/27189 sayılı “EL RABİA TEA+şekil” markasının aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve benzer emtiaları kapsadığını, “RABEA” markasının Türkçe okunuşunun rabia şeklinde olduğunu, davalının tasarım ve marka tescilinin kötüniyetli olduğunu, davalıya ait www.elrabia.net internet adresinin de kullanımının engellenmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/05377 sayılı tasarımın ve 2008/27189 sayılı “EL RABİA TEA Şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile www.elrabia.net internet alan adına erişimin engellenmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin Gaziantep ili Nizip ilçesinde yaklaşık 10 yıldır faaliyette bulunduğunu ve tanındığını, davacı markası ile kendi marka ve tasarımlarının birbirinden farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının davaya konu olan marka ve tasarımı tescilinde kötüniyetli olmadığı, markanın ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ilgili koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; dava tarihinden önce 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25. maddesindeki markanın hükümsüzlüğü ile aynı Kanunun 77. maddesinde belirtilen tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve mahkemenin, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik bulunduğu gerekçesi yerinde değilse de işbu davanın Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmamış bulunmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.