Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4372 E. 2011/3062 K. 27.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4372
KARAR NO : 2011/3062
KARAR TARİHİ : 27.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 241 parsel sayılı 16100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca itirazı reddedilen Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden intikal ettiği, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı iddiası ile dava açmıştır. Yargılama sırasında … mirasçılarından davalı …, tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının kabulüne, müdahil davacı …’nın davasının reddine ve çekişme konusu 241 sayılı parselin davacı Hazine adına tescline karar verilmiş; hüküm davalı ve müdahil … mirasçılarından … ve … ile davalı … … mirasçısı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın, müdahil ve davalıların dayandığı 15.05.1932 tarih ve 84 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edildiği halde bu kaydın geldisi olarak görünen Şubat 1928 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı (güneyinin Kargaçayırından Sisneye giden yol okuması, yolun da taşınmazın kuzeyinde kalması nedeniyle) kapsamadığı, bu nedenle tespit tapusuna değer verilemeyeceği, taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişi yeri olması nedeniyle de zilyetlikle iktisap edilemeyeceği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş olup, yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira Hazinenin temliki ile oluşan 15.05.1932 tarih 84 sıra numaralı tespit maliklerinin dayandığı ve murisleri … adına kayıtlı tapu kaydının sabit sınırlarla ve miktarı itibariyle de taşınmazı kapsadığı yapılan keşif ve uygulama ile anlaşılmaktadır. Bu husus Mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık tapu kaydının geldisi olarak gösterilen kaydın sınırlarının taşınmazı kapsamaması nedeniyle tespit tapusuna mı yoksa kök tapu kaydına mı değer verileceği noktasından kaynaklanmaktadır. Tespit tapusunun geldisi olarak gösterilen Şubat 1928 tarih ve 12 sıra numaralı kök tapu kaydında, kaydın Mayıs 1932 tarih ve muhtelif numaralı tapulara kaydın belirtilmiştir. Tespit tapu kaydının geldisi
olarak ise kök tapu kaydı gösterilmiştir. Bu durumda geldi ve gitti kayıtlarının irtibatlandırılmasında bir hata olması muhtemeldir. Hal böyle olunca, mahkemece sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için dava konusu taşınmazı çevreleyen kayıtlardan yararlanmak suretiyle davalıların dayanağını teşkil eden 15.05.1932 tarih 84 sıra numaralı tapu kaydının geldiği gerçek kök tapu kaydı bulunmalı, gerekirse keşif sonucu dosyaya ibraz edilen teknik bilirkişi krokisinde gösterilen “Keskin dere ile Sisne yolu”; Sisne yolu ile daha güneyde gösterilen Kargaçayırından Körsulu’ya giden yol arasında kalan, krokide sarı renk ile taranarak gösterilen tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayanağını oluşturan kayıtlar ve Hazinenin dağıtımı ile oluşan tüm kayıtlar getirtilerek üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit tapusunun doğru geldisi tespit edilmeli, müdahil davacı ve davalıların miras bırakanı tapu maliki …’nin tüm mirasçılarını gösterir vukuaatlı nüfus kayıt örneği veya veraset ilamı getirtilerek, mirasçıları tespit edilmeli, mirasçıları arasında yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa dava konusu taşınmazın taksimde kime düştüğü, kimin ne zamandan beri hangi sebeple kullandığı hususları keşif yapılarak belirlenmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.