YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5502
KARAR NO : 2011/4276
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESPİTE İTİRAZA İLİŞKİN
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Çekişmeli 162 ada 8 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş; davacı satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve kabul kararı davalının temyizi üzerine Dairemizin 24.01.2011 tarih ve 2010/4112 Esas, 2011/65 sayılı kararı ile düzeltilerek onanmıştır. Davalı bu kez 29.03.2011 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme isteminde bulunmakla yeniden yapılan inceleme sonunda mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalının yargılama sırasında dayandığı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, yani tapusuz taşınmaz niteliğinde olduğu ve davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle kadastro tespit tutanağına aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenilmeden karar verilmesinde isabet olmadığı gibi davalının dayanağını oluşturan tapu kaydının uygulanması da yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davalının dayanağını oluşturan tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı köyü, mevkisi ve tüm sınırları tek tek okunarak mahallinde uygulanmaya çalışılmalıdır. Uygulamada komşu taşınmazların tutanaklarından yararlanılmalıdır. 23.10.2009 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenen davalı tanıklarının dayanak tapu kaydının mevki ve iki sınırının taşınmaza uyduğunu bildirmeleri karşısında, mümkün olması halinde komşu taşınmaz malikleri arasından tanık dinlenilmeye çalışılarak tapu kaydının sınırlarında geçen “Osmanoğlu”, “Zeyneloğlu” ve “Emiroğlu” yerlerinin nereleri olduğu kesin olarak belirlenmeye çalışılmalıdır. Komşu parsellerin kadastro tespit malikleri ile dayanarak tapu kaydının sınırlarında okunan “Osmanoğlu”, “Zeyneloğlu” ve “Emiroğlu” arasındaki akdi veya irsi ilişkilerin neler olduğu üzerinde de durulmalıdır. Aynı şekilde çekişmeli taşınmazı davacı tarafa sattığı bildirilen kişinin davacının amcası olduğu bildirilmekle; çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın davacının amcasına ne şekilde geçtiği ve neden davacı tarafa satıldığı, davacı tarafa satıldıktan sonra, davacı adına neden intikal gördüğü gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, dayanak tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı ile çekişmeli taşınmaz üzerinde kimin yararına ve ne şekilde edinme koşullarının oluştuğu tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; davacının miras bırakanın adı “Halim …” olduğu halde “… …” olarak yazılarak, çekişmeli taşınmazın kim veya kimler adına ve hangi pay oranlarıyla tesciline karar verildiği belirtilmeden kararın eki olmayan veraset ilamına atıf yapılarak hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Davalının karar düzeltme istemi bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile Dairemizin 24.01.2011 tarihli ve 2010/4112 Esas, 2011/65 Karar sayılı düzelterek onama kararının kaldırılmasına, 15.01.2010 tarihli ve 2008/14 Esas, 2010/4 Karar sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.