YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9567
KARAR NO : 2011/4271
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadatro sırasında 106 ada 2 parsel sayılı 19142,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komsiyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında Abdullah oğlu … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın Hazine’nin dayanağını oluşturan ve Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydının kapsamında kaldığı, ancak işbu Hazine tapu kaydının oluşum gününden önce davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46.maddeleri uyarınca edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 1963 yılında çalışma yapan Toprak Tevzi Komisyonu tarafından, çekişmeli taşınmazın da sınırları içinde bulunduğu belirtmeliğin 26 parsel sayılı taşınmazı, 1937 tarih 21, 22, 23 ve 24 numaralı vergi kayıtları ve Ekim 1954 tarih 272 ve 287 numaralı tapu kayıtları nedeniyle … ve müştereklerinin işgalinde olduğu belirtildikten sonra, uygulanan kayıtların değişebilir sınırlı olmaları nedeniyle 26 numaralı dağıtım parselinden ifrazen oluşan 90, 91, 92, 95, 96, 97, 98, 99, 100 ve 102 parsel sayılı taşınmazlar … ve müşterekleri adına, 89, 93, 94 ve 101 parsel sayılı taşınmazlar ise Hazine adına gösterilmiştir. Dosyaya sunulmuş uzman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz, 89 numaralı dağıtım parselinin içinde kalmakta olup, bu parsel hakkında Hazine adına oluşan 08.11.1963 tarih 406 numaralı tapu kaydı çekişmeli taşınmazı da kapsamaktadır. Dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporunda, belirtmelik tutanağında geçen tapu ve vergi kayıtlarının sınırları ve kapsamları gösterilmemiştir. Dosya kapsamından, belirtmelik tutanağında geçen vergi kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görmedikleri, tapu kayıtlarının ise miktarlarından fazla olarak aynı adadaki bazı taşınmazlara uygulandıkları anlaşılmaktadır. Belirtmelik tutanağında söz edilen Ekim 1954 tarih 272 ve 287 numaralı tapu kayıtlarının Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.1952 tarihli ve 1952/42-63 sayılı tescil ilamına dayanılarak senetsiz olarak tescil edildikleri, ilamda Hazinenin taraf olmadığı, 37 adedi Şubat 1325 daimi tarihli tapularda kayıtlı olmak üzere kısmen tapulu ve kısmen de tapusuz, toplam 83 adet taşınmaz hakkında davacılar adına tescile karar verildiği anlaşılmaktadır. İlamın eki olan tescil krokilerinin örneklerine göre, tescil ilamına konu taşınmazların ölçekleri ve kenar uzunlukları bulunan krokilerinin olduğu; sınırlarında “mera” ile “Şüre ve ötesinde mera” gibi sınırlar okudukları anlaşılmaktadır. Yani, kişilerin bayilerinin taraf olup Hazinenin taraf olmadığı hasımsız tescil ilamı ile oluşmuş tapu kayıtları, sınırlarında “mera” okumaktadır. Toprak tevzi komisyonu tarafından da bu nedenle, dayanak tapu kayıtlarına yüzölçümlerine yakın kapsam tayin edilmiş ve kayıt miktar fazlası bölümler yönünden Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Bu durum karşısında, mahkemece yöntemince araştırma, inceleme ve uygulama yapılmadan ve yine yöntemince mera araştırması yapılmadan karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; belirtmelik ve dağıtımın 26 parsel sayılı taşınmazından ifrazen oluşmuş 89 ila 102 parsel sayılı taşınmazlar ile komşularını birlikte gösteren (tevzi) dağıtım haritası, aynı taşınmazların kapsamında kalan bölgeye ait kadastro paftası, aynı bölge içinde kalan tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tutanağı örnekleri ile varsa tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, ile kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan tapu ve vergi kayıtları, varsa kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtildikten sonra mahallinde, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıkları, sağ olan tüm belirtmelik bilirkişileri ve tüm kadastro tespit bilirkişileri, teknik bilirkişileri ziraatçi bilirkişi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı veya sınırlarında mera bulunup bulunmadığı, tescil ilamında mera olarak işaret edilen taşınmazların nereleri olduğu taşınmazın kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, hususlarından olaylara dayalı ve ayrıntılı bilgi alınmalı; tarafların dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgelerle bölgeye ait toprak tevzi haritası yöntemince mahalline uygulanmaya çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Aynı şekilde belirtmelik tutanağında bilirkişi veya ihtiyar heyeti üyesi olarak imzası bulunup sağ olan tüm kişiler dinlenilerek kendilerinden ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi ile öncesinin mera olup olmadığını irdeleyen komşu taşınmazlarla eğim, toprak yapısı, bitki deseni ve diğer yönlerden karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, gerektiğinde çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden, yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren, kadastro paftası ile toprak tevzi dağıtım haritasını, dayanak tapu kayıtlarının tescil krokileri ile varsa diğer tüm kayıtların haritalarını çakıştırmalı şekilde gösteren yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen tüm sınırların işaretlenmiş olduğu ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, mera değilse toprak tevzi çalışmaları sonucunda oluşan tapu kaydının oluşum gününe kadar kişiler yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilmek suretiyle yazılı biçimde karar verilmiş olması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.