Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9579 E. 2011/4273 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9579
KARAR NO : 2011/4273
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 7 parsel sayılı 27615.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 paylarla … Oğulları … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin 1/2 paylarla davalılar … ve … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kalmakla birlikte, tapu kaydının oluşum gününe kadar kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddeleri uyarınca edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 1963 yılında çalışma yapmış toprak tevzi komisyonunca, çekişmeli taşınmazın sınırları içinde bulunduğu belirtmeliğin 3 parsel sayılı taşınmazı 07.05.1953 tarih 16 ve 17 numaralı tapu kayıtları ile … …’ın işgalinde olduğu belirtildikten sonra, dayanak kayıtların değişebilir sınırlı olması nedeniyle 3 numaralı dağıtım parselinden ifrazen 85 parsel sayılı taşınmaz … … adına, 86 parsel sayılı taşınmaz ise Hazine adına gösterilmiş ve Hazine adına bu şekilde tapu kaydı oluşmuştur. Dosyaya sunulmuş uzman fen bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz 86 parsel sayılı ve Hazine adına tapu kaydı oluşmuş taşınmazın sınırları içinde kalmaktadır. Aynı uzman fen bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz, aynı zamanda davalıların bayileri adına kayıtlı, tescil ilamı ile oluşmuş ve kadastro sırasında aynı ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara uygulanmış 07.05.1953 tarih 16 ve 17 numaralı tapu kayıtlarının da kapsamında kalmaktadır. Mahkemece 07.05.1953 tarih 16 ve 17 numaralı tapu kayıtlarının oluşumuna esas Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.1952 tarihli ve 1952/41-70 sayılı tescil ilamı ve krokisi ile toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş dağıtım haritası dosya içine getirtilmeden yapılan kayıt uygulaması yeterli olmadığı gibi, zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için 07.05.1953 tarih 16 ve 17 numaralı tapu kayıtlarının oluşumuna esas olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.1952 tarihli ve 1952/41-70 sayılı tescil ilamı dosyası ve varsa tescil krokisi ile toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş dağıtım haritası dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, öncelikle tarafların dayanaklarını oluşturan kayıtlara 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca yöntemince kapsam tayin edilmelidir. Anılan Asliye Hukuk Mahkemesi tescil ilamında Hazine’nin taraf olup olmadığına dikkat edilerek, taraf olduğu ilamların Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturacağı ve hem Hazine tapu kaydının hem de kişiler adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının birlikte kapsadığı bölümler yönünden Hazine aleyhine sonuç doğacağı gözetilmelidir. Kişiler adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının sınırlarında dosyaya sunulmuş uzman fen bilirkişi krokisinde işaretlenmiş kuzey hududundaki “nihil” dışında zilyetlikle edinmeye engel oluşturur ve değişebilir nitelikte sınır bulunup bulunmadığı ve kayıt miktar fazlası bölümler yönünden kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.ve 46. maddeleri uyarınca edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında yöntemince araştırma yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve ne amaçla geçtiği, dayanak tapu kayıtlarının sınırlarında okunan kişilere ait yerler komşu taşınmazların sınırları içinde kalmıyorsa, bu kişilere ait yerlerin ne şekilde davalı tarafa geçtiği, aralarındaki akdi veya irsi ilişkilerin neler olduğu gibi hususlar tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin kadastro tutanak örnekleri ve varsa kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; kadastro tutanağına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Toprak tevzi komisyonu belirtmelik tutanağında yerel bilirkişi veya ihtiyar heyeti üyesi olarak imzası bulunanlardan sağ olanlar da dinlenilerek çekişmeli taşınmazın Hazine tapusunun oluşumundan önceki durumu açıklığa kavuşturulmalıdır. Keşfe katılacak uzman ziraatçi bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir yöntemince düzenlenmiş rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisinden kadastro paftası ile toprak tevzi komisyonu dağıtım haritası ve varsa kişilerin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının tescil krokilerini çakıştırmalı şekilde gösteren; yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretlenmiş, ayrıntılı ve yöntemince düzenlenmiş harita ve rapor istenmelidir. Açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yetersiz inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.