Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5317 E. 2013/5992 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5317
KARAR NO : 2013/5992
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 197 ada 1 parsel sayılı 10877,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1432,86 metrekare yüzölçümündeki kısmının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu 197 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) bölümü açısından kadastro tespitinin yapıldığı 07.02.2008 tarihine kadar davacı tarafın zilyetliğinin 20 yılı aştığı ve zilyetlikle edinim şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, temyize konu taşınmaz bölümünün baraj suları altında kaldığı belirtildiği halde, çekişmeli taşınmaz ve çevresine ait hava fotoğrafları getirtilerek uzman bilirkişilerce uygulanmamış, taksim iddiası araştırılmamış, soyut içerikli mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla yetinilmiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilemez. O halde mahkemece, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, öncelikle 1988 yılı öncesi ve sonrasına ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yörevi ivi bilen, şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi ve fotogrometri uzmanı fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacı miras taksimine dayanarak taşınmazın adına tescilini istediğine göre; davacının dayandığı taksim senedi uygulanmalı, dava konusu taşınmazın taksim ile davacıya kalan yer olup olmadığı belirlenmeli, taksim kanıtlanamazsa davacının tek başına dava açamayacağı göz önünde tutulmalı, bilirkişi kurulundan tespit tarihinden hava fotoğrafları ve memleket haritalarınıinceleyerek taşınmazın bu fotoğraf ve haritalarda ne şekilde gözüktüğü, niteliği, konumu, bitki örtüsü ve kullanım durumu hakkında bilimsel ve teknik verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisinden hava fotoğrafı ve memleket haritası üzerinde çekişmeli taşınmazı göstermesi istenmeli, çekişmeli taşınmazın farklı yönlerden fotoğrafları çekilmeli, davacı ve murisi adına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi uyarınca belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de; davalı Hazine harçtan muaf olduğu halde, aleyhine harç yükletilmesi de doğru olmamıştır. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.