YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22984
KARAR NO : 2013/19087
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının kendi iradesi ile anlaşarak iş sözleşmesini ikale ile sonlandırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davalının emekliliği gelen işçilere sağlanan teşvikten yaralanmaması durumunda nakillerinin yapılacağı baskısı altında kaldıkları aksi halde yıl içinde alacakları ikramiye ve iş güvencesi tazminatları yanında sağlanan menfaatin makul yarar olamayacağını belirterek davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda işyerinde Tip 1 tabir edilen iş sözleşme ile çalışan davacıya işveren tarafından yapılan ikale sözleşmesi teklifinin davacı tarafından 28.01.2013 tarihli dilekçe ile “14.12.2012 tarihli tebliği ile çalışanlara bir takım ek menfaatlerle iş sözleşmesini ikale yolu ile sonlandırma imkanı tanındığı bildirilmiştir. Söz konusu tebliğde belirtilen ek menfaatler ödenerek iş sözleşmesinin ikale yolu ile sonlandırılması hususunda gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim” beyanı ile kabul edildiği görülmektedir. İkale teklifini kabul eden davacıya kıdem tazminatı dışında ayrıca on aylık net maaş tutarında ek menfaat temin edilerek makul yararın da sağlandığı görülmektedir. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ikale ile sonlandırığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 286,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.