YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4209
KARAR NO : 2011/1486
KARAR TARİHİ : 25.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 161 ada 242 parsel sayılı 94829,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiş, 161 ada 216 parsel sayılı 5915,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadim mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde, 161 ada 242 parsel sayılı taşınmaz hakkında vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 161 ada 216 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 161 ada 242 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, 161 ada 216 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 161 ada 216 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Davacı … vekilinin 161 ada 242 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde 161 ada 242 parselin, vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve zilyetliğe dayalı olarak adına tesçilini istemiş ise de, keşif sırasında fen bilirkişisi tarafından davaya konu yerin 161 ada 254 parsel içinde kaldığının belirtilmesi üzerine 161 ada 254 sayılı parselle ilgili olarak inceleme ve araştırma yapılmıştır. Ne var ki, dava sonunda yine 116 ada 242 sayılı parsel hakkında hüküm kurulmuştur. Dosyaya getirtilen tutanak aslına göre 161 ada 254 sayılı parsel mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Hal böyle olunca Mahkemece öncelikle dava konusu edilen yerin kesin olarak belirlenmesi, gerçekten davaya konu yerin 116 ada 254 sayılı parsel içinde kaldığının anlaşılması halinde, davanın Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılmış olması nedeniyle husumetin doğru yöneltildiği göz önünde bulundurularak, davanın süresinde açıldığı ve parsel numarasında hata yapıldığının kabulü ile 116 ada 254 sayılı parsel hakkında hüküm kurulması; yanlışlıkla davalı gösterilen 116 ada 242 sayılı parsel tutanağının ise, bu parselin dava konusu olmaması nedeniyle kesinleştirme işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.