YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8731
KARAR NO : 2010/721
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 12, 129 ada 49, 50, 51 ve 228 ada 1 parsel sayılı 8011.27, 821.77, 17731.63, 895.26, 3452.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesinde …’un kullanımında olduğu, “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır. Kocatepe tarihi sit alanı” şerhi verilerek Kocatepe tarihi sit alanı içinde kaldığı ve korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ve bunların sit alanlarında kalan taşınmazları zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 228 ada 1, 129 ada 49, 50, 51, 134 ada 12 sayılı parsellerin davacı … mirasçıları adlarına veraset ilamındaki paylar oranında tesciline, dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine “Kocatepe Tarihi Sit alanı içinde kalmaktadır” sözcüklerinin eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı deliller ile yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Hazine vekilinin avukatlık ücretine yönelik temyizine gelince; Mahkemece hükmedilen vekalet ücreti 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31. maddesindeki ilkelere uygun bulunmamaktadır. Bu maddeye göre, Avukat veya dava vekili ile takip olunan davalarda vekalet ücreti davanın önemi, vekilinin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediklari, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuan tayin ve takdir olunur. Ancak, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı, keşif yapılmışsa keşifte belirlenen değere göre Avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nisbi ücret sınırları üzerinde olamaz. Keşif yapılmayan durumlarda davanın önemi ile aynı Kanun’un 36/2. maddesi uyarınca ilgili parsele ait son beyan dönemi emlak vergisi değeri gözönünde bulundurulmalıdır. Kanun metninden de anlaşılacağı üzere kanun koyucu, kadastro davalarının özelliği, vekilin bütün oturumlarda hazır bulunma ve davayı baştan sona takip etme sorumluluğunun bulunmaması, bir çok halde delillerin mahkeme tarafından toplanıp değerlendirme mecburiyetinin olması nedeniyle vekalet ücretinin tayin ve takdirinde, ücret tarifelerinde açıklanan nispi vekalet ücreti yerine hakimin takdirine göre hesaplanması ilkesine yer vermiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece davada haklı çıkan yararına Kadastro Kanunu’nun 31. ve 36/2. maddelerinde belirtilen hükümler gözönünde bulundurularak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan hükümlerdeki ilkeler gözardı edilerek taşınmazların keşifte belirlenen değeri üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.02.2010 gününde oybirliği iye karar verildi.