YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3531
KARAR NO : 2012/2650
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 124 ada 1 ve 21, 125 ada 2, 127 ada 3 ve 132 ada 3 parsel sayılı 11277,57, 6150,05, 952,85, 3753,08 ve 3796,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, babalarından miras yoluyla gelen haklarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 124 ada 21 parselin teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının tespit gibi davalı adına, 124 ada 21 parselin teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı ile diğer dava konusu parsellerin …’ın isim ve payları da gösterilmek suretiyle mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 124 ada 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan temyiz incelemesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava konusu 132 ada 3 ve 125 ada 2 parsel açısından yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; çekişme konusu anılan parsellere ilişkin hüküm fıkrasında 124 ada son parsel numarası ile tapuya tescil edilmesine denilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 3. paragrafındaki “124 ada son parsel numarası ile” sözlerinin çıkartılarak hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
3- Dava konusu taşınmazlardan 124 ada 1 ve 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazların öncesinin tarafların ortak miras bırakanı …’a ait olduğu ve paylaşma yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Davalı tarafın bu taşınmazları satın aldığına ilişkin senetleri keşiften sonra fakat yargılama
aşamasında mahkemeye sunmasına rağmen, davalı vekilinin delil ibrazı için kendisine verilen sürede bildirdiği deliller arasında bu senetlerin bulunmaması nedeniyle anılan senetler göz ardı edilerek karar verilmesi hukuka uygun değildir. Davalı vekili mahkemeye sunmuş olduğu 19.12.2008 hakim havale tarihli dilekçesinde bu parselleri satış senetleriyle aldıklarını belirtmelerine rağmen mahkemece davalı yana bu senetleri mahkemeye sunması konusunda kesin süre verilmediğine göre davalı iddiasını kanıtlaması için dava bitinceye kadar delil bildirebileceğinden daha sonra bu senetleri mahkemeye sunmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu husus göz ardı edilerek ve de tespite aykırı sonuca ulaşılmasına rağmen tespit bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmadan karar verilmesi isabesizdir. Hal böyle olunca, mahkemece taşınmazların bulunduğu yerleri iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, önceki keşifte dinlenen tanıklar, senet tanıkları, tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklardan, satın alınan kişilerden davalıya yapıldığı iddia olunan satışların gerçek olup olmadığı ve satış gereğince taşınmazların davalıya devredilip devredilmediği ve satış senetlerinin dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı sorulmalı, önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların zilyetliğe ve taşınmazların öncesine ilişkin beyanları ile yeni yapılacak keşifte dinleneceklerin beyanları arasında ortaya çıkabilecek çelişkiler giderilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz ve temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.