Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5307 E. 2012/2687 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5307
KARAR NO : 2012/2687
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 4 ada 20 parsel sayılı 19045 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine, taşınmazın taşlık, çalılık ve kısmen ırmak yatağı niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tespite esas ve davalı tarafça dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, tespite esas tapu kayıtları yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmediği gibi; jeolog bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler ile mahalli bilirkişi beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiş, taşınmazın tarımsal niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu tür eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için davalı tarafça dayanılan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanakları olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tapu sınırında okunan Feraşet tarlası ile Pürgam oğlu Ahmet tarlası yerlerinin nereleri olduğu kesin olarak belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların kuzeyde sazak olduğunu söylemelerine rağmen kuzeyde 4 ada 12 sayılı parsel bulunduğu göz önüne alınarak 12 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının da bu parsele ait olup olmadığı belirlenmeli, yine kuzeyde okunan Uzun İsmail oğlu Hacı … oğlu tarlasının komşu 4 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yeri olduğu bu parsele uygulanan tapu kaydında da kuzeyde

sahibi senet okuduğu göz önüne alınarak bu tapu kaydı da ayrıntılı olarak uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı, sazak sınırı itibarı ile kaydın gayri sabit sınırlı olduğu dikkate alınarak sabit sınırdan itibaren belirlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümlerinin bulunması halinde, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve tarımsal niteliğini belirtir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, 3 kişilik jeolog bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın Devrek Çayı yatağında kalıp kalmadığını, öncesinin dere yatağı olup olmadığını ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını bildirir eski raproları da irdeler şekilde rapor düzenlettirilmeli, mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli, komşu parsellerden biri hakkında verilecek hükmün diğerlerini de etkileyeceği göz önüne alınarak çekişmeli parsel hakkındaki dava ile komşu 19 sayılı parselle ilgili dava birlikte değerlendirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.