Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8713 E. 2012/2689 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8713
KARAR NO : 2012/2689
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerle tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yapılacak keşif sırasında dayanılan tapu kaydının hudutlarının ayrı ayrı okunup yerel bilirkişiye tek tek göstertilmesi, bilirkişi tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, teknik bilirkişiye, yerel bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar haritasında işaretlendirilmesi, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullandığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, özellikle tasarrufun hangi tarihte başladığı, kesintiye uğramışsa ne sebeple kesintiye uğradığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde; varsa hayatta olan tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, deliller değerlendirilirken hüküm sırasında yürürlükte bulunan 5602 sayılı yasa’nın gerçek malik araştırmasına imkan veren 13. maddesi ile 766 sayılı Yasa’nın 54. maddelerinin yürürlükte bulunmadığı, şartları mevcut ise halen uygulanmakta olan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesinin uygulanabileceği, olayda yasada yazılı hallerin hiçbirinin olmaması sebebiyle uyuşmazlığın davanın taraflarına hasren çözülmesi gerektiği nazara alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine” değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ile Yaşar Yalçın mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, taraflar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği ve davacı tarafın dayandığı tapu kaydının da taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın davada taraf olmayan Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya
kapsamına uygun bulunmamaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği şekilde, kadastro davalarında gerçek hak sahibinin araştırılmasına olanak veren 5602 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 766 sayılı yasa’nın 54. maddesi daha sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasa ile kaldırılmış olup, gerçek hak sahibinin araştırılması gereken haller bu yasanın 30. maddesinde sayılan hallerle sınırlandırılmıştır. Somut olayda yasada yazılı hallerin hiçbiri bulunmadığına göre uyuşmazlığın, davanın taraflarına hasren çözülmesi, davacının davasını kanıtlayamadığı göz önüne alınarak davanın reddine ve tespitin davalı taraf üzerinde bırakılarak buna göre sicil oluşturulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz, davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.