Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/8492 E. 2010/922 K. 12.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8492
KARAR NO : 2010/922
KARAR TARİHİ : 12.02.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 1 parsel sayılı 9040,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın sınırında aynı ada 3 sayılı mera parseli bulunduğundan uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılması zorunlu olduğu halde, bu yönde araştırma yapılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, varsa tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle dayanak kayıt ve belgeleri ile bu taşınmazların tespitleri kesinleşmişse kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtildikten sonra mahallinde komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu 132 ada 3 parsel sayılı mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmelidir. 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, öncesinin mera nitelikli yerlerden olup olmadığını komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde açıklayacak nitelikte ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli bölüm ile mera arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınırın bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın niteliğini belirlemek için bütün yönlerden fotoğrafları çektirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.