Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1585 E. 2010/3508 K. 03.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1585
KARAR NO : 2010/3508
KARAR TARİHİ : 03.05.2010

MAHKEMESİ : Adana 5. İcra Mahkemesi

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve …’nin İİK’nun 331. maddesi gereğince ayrı ayrı 1’er yıl hapis ve 10.000.00’er YTL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş; hüküm, yasal süresi sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette esiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; sanıklar tarafından alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle yapıldığı iddia edilen tasarruflar hakkında Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesine 2005/309 esas sayı ile tasarrufun iptali davasının açıldığının anlaşılması karşısında, bu davanın sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken, eksik araştırma ile sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, “suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK nun 331.maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İİK’nun 331.maddesi ve 765 ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunları’nın ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
2- 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99.maddesi ile İİK’nun 352.maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354.maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.