Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/853 E. 2011/3138 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/853
KARAR NO : 2011/3138
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, 10.04.2009 tarihli dilekçesi ile adına tespit edilen 116 ada 9 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan ve dere yatağı olarak tescil harici bırakılan 944,83 metrekare yüzölçümündeki bölümün kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Of Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından, vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davalı … vekili’nin temyizi, vekalet ücretine yöneliktir. Mahkemece yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı … yararına 50 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; varılan sonuç davanın niteliğine ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31. maddesinde “avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücretinin, davanın önemi, vekilin sarfettiği emek, tarafların davada iyiniyetli hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuen takdir ve tayin olunacağı, takdir edilecek vekalet ücreti miktarının keşif yapılmış ise taşınmaz malın değerine göre Avukatlık Ücret Tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamayacağı” açıklanmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmünde de kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gerekleri ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği belirtilmiştir. Açıklanan bu hükümler gözetildiğinde, kadastro davalarında hükmedilecek maktu vekalet ücretinin miktarını belirleme kural olarak hakimin takdirinde ise de, takdirilik keyfilik olmayıp, hakimin, takdir yetkisini yukarıda açıklanan yasal düzenlemeleri de dikkate alarak, hakkaniyete uygun şekilde belirlemesi gerekir. Somut olayda dosyanın geçirdiği safahat gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen vekalet ücreti az ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin 2.satırındaki “50” sayısının hükümden çıkartılarak yerine “500” sayısının yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 01.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.