Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19804 E. 2013/19707 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19804
KARAR NO : 2013/19707
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı işveren temsilcisinin 16.07.2012 tarihinde işyerinde düzenlediği toplantı sırasında, aralarında müvekkilininde bulunduğu bir grup işçiye küfür ve hakaret ederek iş sözleşmelerini haksız şekilde feshettiğini, işveren tarafından 2012 yılı Haziran ve Temmuz ayı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iş akdinin devamsızlık haklı nedenine dayalı sonlandırıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği ve hak kazandığı temmuz ayı ücretinin banka hesabına yatırılmak sureti ile ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ve davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davanın reddine karar verilen miktar için davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323 üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169. ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329. maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasanın 330. maddesi uyarınca, vekâlet ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması
gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Somut olayda, davacının talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatı miktarlarının tamamı yönünden davanının kabulüne karar verilmiştir. Davacı 2012 yılı temmuz ve Haziran ayı ücret alcaklarının tahsilini talep etmiş ve Haziran ayı ücreti işveren tarafından dava açıldıktan sonra 26.07.2012 tarihinde ödendiğinden sadece Temmuz ayı ücreti hüküm altına alınmıştır. 2012 yılı Haziran ayı ücretine ilişkin talep konusuz kaldığından bu talebe ilişkin hüküm kurulmamış ise de davanı açıldığı tarih itibari ile davacının bu ücreti henüz ödenmediğinden bu miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasındaki 5. maddesinde yazılı olan “….red edilen miktar yönünden 440,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, …” cümlesinin hükümden tamamen çıkarılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine 24.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.