YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5669
KARAR NO : 2011/1490
KARAR TARİHİ : 25.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 3 parsel sayılı 22448,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve eşit paylarla davacı …’nun murisi olan Telli Doğru ve müşterekleri adlarına, 134 ada 92 parsel sayılı 97065,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ….., yasal süresi içinde, … ….. mirasçıları adına tespit edilen 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün yaklaşık 12 dönüm eksik tespit edildiğini ileri sürerek bu bölümün 134 ada 92 parselden ifrazı ile 134 ada 3 parsele eklenerek tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 134 ada 92 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ifrazı ile 134 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, geri kalan bölümünün tespit gibi davalı Hazine adına, 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise davacının kök murisi … Karabul mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm; davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 134 ada 92 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tarım arazisi olduğu ve bu bölümler üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi olduğu ve bu bölüm üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği toplanıp, değerlendirilen delillerle belirlenmiş olduğundan davacı Hazinenin bu bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri üzerinde bilirkişi ve tanık beyanlarına göre 10 yıldan, zirai bilirkişi raporuna göre ise 15 yıldan beri toprak işlemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu bölümlerin kullanılmama nedeninin terk iradesine dayalı olup olmadığı, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü yöntemince araştırılmamış, taşınmazın bu bölümlerinin niteliği yöntemince belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları, öncelerinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmaz bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, imar ve ihyaya konu edilmiş iseler ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, taşınmaz bölümleri kullanılmıyor ise ne zamandır, ne sebeple kullanılmadığı, kullanılmama nedeninin terk iradesine dayalı olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğundan yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri arazi başında tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilmeli, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, zirai bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliklerini, eğimlerini, toprak yapılarını, bitki örtülerini, kullanım durumlarını, (B) ve (C) bölümleri ile bu bölümlerin ait olduğu parsel arasında belirleyici sınır bulunup bulunmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde, bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın dört taraftan çektirilecek fotoğrafları üzerinde kabaca taşınmazın ve davaya konu bölümlerinin sınırları fen bilirkişisine ayrı ayrı işaretletilmeli, mahkemenin gözlemi keşif zaptına ayrıntılı olarak geçirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.