Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9215 E. 2011/4363 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9215
KARAR NO : 2011/4363
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 71 parsel sayılı 597.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, paylı tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının yalnızca iki sınırının çekişmeli taşınmaza uyduğu, diğer iki sınırı ve yüzölçümü itibarı ile taşınmazı kapsamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve kayıt uygulaması hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı tanığı …, tapu kaydında “arkası” olarak belirtilen sınırda okunan …, kuzeyden komşu 69 parselden sonra gelen taşınmaz malikleri olduğunu belirtmesine rağmen bu taşınmaza ilişkin tutanak sureti ile varsa dayanak kayıtları getirtilerek tanık beyanı denetlenmediği gibi, yerel bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydının güney sınırı sorulmamış ve kaydın kapsamı kesin olarak belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece çekişmeli taşınmazı ve çevresini iyi bilen yaşlı, yansız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tanık ve yerel bilirkişi beyanları komşu parsel tutanak suretleri ve varsa dayanak kayıtları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir gerekçeli rapor alınmalı, tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, mahkemece varılacak sonuç ile tutanak içeriğinin farklı olması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi gereğine tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde ise nereye ait olduğu belirlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen nedenler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.9.2011 günü oybirliği ile karar verildi.