Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7390 E. 2011/4018 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7390
KARAR NO : 2011/4018
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 106 ada 33 parsel sayılı 3655.39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak 3.kişi adına tespit ve tescil edilmiş daha sonra davalılar ipka ve hibe nedeniyle …, … ve …’a intikal etmiştir. Davacı …, ayrı bir tapu kaydına dayanarak, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı tarafından açılan davanın esasen müdahalenin önlenmesi istemine yönelik olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı, dava konusu taşınmazın bir bölümünün kendi adına tespit edilen dava dışı 106 ada 36 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının kapsamında kalmasına rağmen davalı taraf adına tescil edilen taşınmaza dahil edildiğini, bu bölümün kendisine ait olduğunu ileri sürerek bu bölüme ait tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece taraf taşınmazlarına uygulanan tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, yöntemine uygun şekilde tapu kaydı uygulaması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davalı tarafça birleştirme talep edilen aynı mahkemenin 2004/146 Esas sayılı dosyası da getirtilip incelenmeli, dava dosyalarının birleştirilmesine gerek olup olmadığı değerlendirilmeli, taraf taşınmazlarına uygulanan tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte celbedilmeli, çevreyi iyi bilen yaşlı yansız mahalli bilirkişi temin edilmeli, taraf tanıkları ve mahalli bilirkişiler ve teknik bilirikişi hazır olduğu halde HUMK’nun 258.maddesi uyarınca taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak tespit edilmeli, komşu parsellerin tutanak sureti ve dayanağı belgelerden yararlanmak suretiyle tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanları denetlenmeli, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 4.7.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.