Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2381 E. 2010/3471 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2381
KARAR NO : 2010/3471
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 412 ada 2, 12, 20, 52, 59, 129, 131, 135 ve 140 parsel sayılı 722.23, 1431.74, 1641.62, 2532.95, 154.09, 494.57, 3791.01, 1099.84 ve 323.48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile, sit olarak belirlenen alanda kaldıkları; 412 ada 6 ve 110 parsel sayılı 1356.12 ve 1341.11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazi niteliğindeki yerlerden oldukları ve yine sit olarak belirlenen alanda kaldıkları belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve … vekili, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 412 ada 20, 52, 59, 129 ve 135 parsel sayılı taşınmazların eşit paylarla davacılar adına tesciline, taşınmazların 1.derece doğal sit alanında kaldıklarının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine; çekişmeli 412 ada 2, 6 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline; gerekçeli kararda hüküm kurulmadan kısa kararla çekişmeli 412 ada 110, 131 ve 140 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın feragat nedeniyle reddiyle tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece tefhim olunan kısa kararda, (ada numaraları belirtilmeden) 110, 131 ve 140 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ve bu taşınmazların tespit gibi Hazine adına tescillerine karar verildiği halde; gerekçeli kararda herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Tefhim olunan kısa kararla tebliğ olunan gerekçeli kararın uyumlu bulunması yargıya güven ilkelerinin gereği olup, bu hususa aykırılık 10.04.1982 gün 1991/7 Esas 1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca bozma nedeni olarak belirlenmiş olduğundan tarafların yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlarla ilgili hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA,
2- Mahkemece çekişmeli 412 ada 20, 52, 59, 129 ve 135 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı yolu ile edinme koşullarının oluştuğu davacıların çekişmeli 412 ada 2, 6 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarını ise kanıtlayamadıkları gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; bu taşınmazlara komşu olan tüm taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmiş olanların kadastro tespiti sonucunda oluşmuş tapu kayıtları ile varsa kesinleşmelerine esas ilam örnekleri getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra üçer kişilik ziraatçı ve fen bilirkişisi kurulları, bir fotoğrafçı tüm tespit bilirkişileri, yerel bilirkişiler ve tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte öncelikle, çekişmeli taşınmazların kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde intikal ettiği, kesintiye uğrayıp uğramadığı, çekişmeli taşınmazlar üzerinde ne şekilde ve hangi ürünler ekilmek suretiyle tarım yapıldığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespit tutanağına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli bu taşınmazların tarımsal niteliğini bildiren, çekişmeli taşınmazlar üzerinde ne kadar zamandan beri ve ne şekilde tarım yapıldığını açıklayan, çekişmeli taşınmazların toprak yapıları ve bitki desenleri ile komşu taşınmazların toprak yapıları ve bitki desenlerini karşılaştırmalı olarak açıklayan nitelikte dosyada mevcut eski raporlarda yer alan değerlendirmeleri de irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişileri kurulundan keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, bölgeye ait sit haritası ile kadastro paftasının çakıştırmalı olarak gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Ayrıca, değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları üzerinde, çekişmeli taşınmazların kadastral sınırları fen bilirkişileri kurulunca işaretlenmeli, yine çekişmeli bu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş süresi yönünden, gerekli görülmesi halinde, bölgeye ilişkin eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritasındaki durumlarından yararlanılmalı ve bu hususlarda da uzman fen bilirkişileri kurulundan rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; özellikle komşu parseller yönünden görülen davalar sonucunda ulaşılan sonuçlar ve Yargıtay denetiminden geçen dosyalardaki kesinleşen hukuki durumlar ile, taşınmazların yalnızca zirai faaliyete uygun eğim ve toprak yapısının olmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda fiili zilyetliğin şekli ve süresinin de edinmeye elverişli olması bir başka deyişle zilyetliğin en az 20 yıl süre ile malik sıfatı ile ve ekonomik amaca uygun kullanım şeklinde sürdürülmesi gerektiği de gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.