Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/248 E. 2010/4008 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/248
KARAR NO : 2010/4008
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 75 parsel sayılı 45574.15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, emlak kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde davalının zilyetliğinin feri nitelikte olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … vekili, davacı ile aynı iddialara dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 75 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı tarafın zilyet olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafın zilyetliğinin asli ya da feri olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafın çekişmeli taşınmazla ilgili 1977 tarihli emlak kaydının bulunması mutlak surette çekişmeli taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla zilyet olduğunu göstermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı tarafın asli zilyet olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; davalı tarafın dayanağı olan 20.6.1984 tarihli icar senedi aslının getirtilerek yöntemince uygulanmamış, icar senedi tanıklarının dinlenilmemiş, davalı tarafın zilyetliğine ilişkin mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmek suretiyle davalı tarafın asli ya da feri zilyet olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmamış olması nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar, senet tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, davalı dayanağı 20.6.1984 tarihli icar senedinin aslı getirtilerek yöntemince uygulanarak kapsamı tayin edilmeli, senet tanıkları dinlenilmeli, davalı tarafın zilyetliğine ilişkin önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle, davalı tarafın asli ya da feri zilyet olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.