Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/26524 E. 2013/22326 K. 25.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26524
KARAR NO : 2013/22326
KARAR TARİHİ : 25.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar, kötüniyet, manevi tazminat, vergi iadesi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı, davalıya ait işyerinde tecrübeli aşçı olarak çalışırken sebepsiz yere haksız olarak 28.02.2006 günü işten çıkarıldığını, bölge çalışma müdürlüğüne yaptığı şikayetin sonuçsuz kaldığını belirterek, kıdem-ihbar-kötüniyet tazminatı, çalışma belgesi verilmemesi sebebiyle manevi tazminatı, son ay ücreti, vergi iadesi alacağının ödetilmesini, işe iadesini ve eksik sigortalı günlerinin tespitini istemiştir. İşe iade davası bu dosyadan ayrılıp yeni esasa kaydedilmiş ve yapılan yargılama sonucunda feragat sebebiyle reddedilmiştir. Hizmet tespiti davası bu dosyadan ayrılıp yeni esasa kaydedilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, davacının 01.03.2006 gününden itibaren işe gelmediğinden devamsızlık tutanağı tutup sözleşmesini haklı sebeple 15.03.2006 günü feshettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/38573 esas sayılı kararı ile, Mahkemece verilen ilk karar, “sair hususlara ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, … iş sözleşmesinin işverence 28.02.2006 günü haksız olarak feshedildiği kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece hatalı değerlendirme ile bu taleplerin reddi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Bozma ilamına uyularak, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kötüniyet ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, dava devam ederken vergi iadesi alacağının ödendiği, son ayın ücretinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın içeriğinden, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ihbar tazminatı 3.442,71 TL brüt, 2.905,65 TL net olarak hesaplanmasına rağmen, hükümde 3.442,71 TL net olarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının ihbar tazminatına ilişkin ikinci bendinin silinerek yerine;“3.442,71 TL brüt ihbar tazminatından, 500,00 TL’sinin dava tarihi olan 29.05.2006 tarihinden, 2.942,71 TL sinin ıslah tarihi olan 04.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.