YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4682
KARAR NO : 2011/8217
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 23.09.2008 gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Av…., … mirasçıları vs. vekili Avukat …ve Hazine vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … ile …geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Çiftliği köyünün 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431 parsel sayılı 2350, 2100, 2000, 1800, 1800, 2200, 2250, 1400, 2100, 2100, 1800, 1900, 1500, 2600, 45800, 12400, 15400, 18200, 14800, 9000, 15300, 34800 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. … Köyünün 604 ve 613 parsel sayılı 38500 ve 36500 metrekare yüzölçümündeki parseller irsen intikal ve tapu kaydı nedeniyle … mirasçıları … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. İtiraz üzerine Kadastro Komisyonu kararı ile 604 ve 613 sayılı parseller ile tescil harici bırakılan (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerin Hazine adına tesciline karar verilmiştir. … köyünün 612 parsel sayılı 10500 metrekare yözölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile satın alma nedeniyle eşit paylar altında Hacı … … ve Azmi Akbaş adına tespit edilmiş tespit kesinleştirilerek tescil edilmiştir. Mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiğinden davalı hale getirilmiştir.617 parsel sayılı 69125 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadimden beri köy hayvanlarının otlamasına mahsus köy merası olarak kullanılması nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. … Köyünde 1966 yılında yapılan kadastro tespitinde tapulama dışı bırakılan bir kısım yerler tespitten sonra Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalar ile mera olarak sınırlandırılmış 1182 parsel altında tespit edilmiş iken imar planı dahilinde olduğundan vasfı tarla olarak değiştirilerek ifrazen 1183, 1184 ve 1185 sayılı parseller altında 20.3.1996’da Hazine adına, 24.06.1997 tarihinde alım ile … Belediyesi adına tescil edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Hacı … … ve Azmi Akbaş davalı Hazine ve Eski Malatya Belediye Başkanlığı aleyhine açtığı tescil davası taşınmaz hakkında 431 sayılı tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı …, … ve arkadaşlarının davalı Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptal ve müdahalenin meni davası da dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İtirazları kadastro komisyonunca ret edilen … ve arkadaşları 617 sayılı parsel hakkında tapu kaydı ve zilyetliği dayanarak dava açmıştır. Davacılar Yaşar ve … Sayın, Hacı …, Bekir ve Şevki Alacakapı, kadastro komisyonu kararı ile Hazineye verilen 604 ve 613 sayılı parseller ile haritasında (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlar hakkında irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı Hacı … … ve Azmi Akbaş Noter senedi ile satın alma ve zilyetliğe dayanarak 604 ve 613 sayılı parseller hakkında, davacı Bekir Saçmacıoğlu tapu kaydı ve hisse satın almaya dayanarak 604 sayılı parsel hakkında dava açmışlardır. Davacı … ve arkadaşları ile Ramazan Filiz ve arkadaşları Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen ve 1185 sayılı parsel içinde kalan bölümlerin davalı hale getirtilerek adlarına tescilini istemişlerdir. Asliye Hukuk ve Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında Ramazan Filiz ve arkadaşları Hazine adına tapulu olan taşınmazı 2510 sayılı İskan Kanununa göre kendilerine tevzi edildiği, İbrahim Karslı, vergi kaydı ve Asliye Hukuk Mahkeme ilamı ile 60000 metrekarelik taşınmazın kendisine ait olduğunu belirlendiğinden 431 sayılı parsel ile kalanın da 613 sayılı parselden verilmesi gerektiği, … ve arkadaşları, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, Şerif Özer taşınmazın Hazineye ait iken iskanen tevzi edildiği, Remziye Hanbay babası İbrahim Karslı’dan kendisine kalan taşınmazın 431 ve bir kısmınında 613 sayılı parsel içinde kaldığı, … Köyü Tüzel kişiliği mera iddiası ile davaya katılmışlardır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile tüm dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 431 sayılı parselin 3/4 payının Hacı … … ve Azmi Akbaş, 1/4 payının da İbrahim Karslı mirasçısı Remziye Hanbay adına, 604 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 3200 metrekarelik bölümünün 613 sayılı parselde (G) harfi ile gösterilen 800 metrekarelik toplam 4000 metrekarelik bölümün Remzi Özer ve müşterekleri adına mütasaviyen tesciline, 613 sayılı parselin (İ) harfi ile gösterilen 8500 metrekarelik bölümünün … İlhan mirasçıları adına, (M) harfi ile gösterilen 7400 metrekarelik bölümünün Sado(Sadık) oğlu … Özer mirasçıları adına, (P) harfi ile gösterilen 9000 metrekarelik bölümün Remzi Özer mirasçıları adına tesciline, 604 sayılı parselden ifraz edilen bölümler çıktıktan sonra kalan 34750 metrekare bölümün (2) payın Bekir Saçmacıoğlu, (2) payın Bekir Alacakapı mirasçıları,(2) payın Şevki Alacakapı mirasçıları, (1) payın İbrahim oğlu Yaşar Sayın, (1) payın İbrahim oğlu … Sayın mirasçıları adına, 613 sayılı parselin ifraz edilen bölümleri çıktıktan sonra kalan 3500 metrekarelik, (I) harfi ile gösterilen bölümün ve (N) harfi ile gösterilen 7300 metrekarelik bölümün (2) payının Hacı … Alacakapı mirasçıları, (2) payının Bekir Alacakapı mirasçıları, (2) payının Şevki Alacakapı mirasçıları, (1) payının İbrahim oğlu Yaşar Sayın, (1) payının İbrahim oğlu … Sayın mirasçıları adına tesciline, 612 sayılı parselin eşit paylar oranında Hacı … … mirasçıları ve Azmi Akbaş adına tesciline, 1185 sayılı parselin krokisinde F, J, L, Ö, S, Ş ve T harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik davanın Mahkemenin görevsizliğine,1185 sayılı parselin aynı zamanda 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin de davalı olduğundan dosya kesinleştiğinde talep halinde yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 617 sayılı parselin tespit gibi kullanımı … Belediyesine ait olmak üzere mera vasfıyla davalı Hazine adına tesciline, 410, 418 ve 428 sayılı parsellerin Remzi Özer mirasçıları, 411 ve 422 sayılı parsellerin … oğlu … İlhan mirasçıları, 412, 417, ve 430 sayılı parsellerin Ramazan Filiz ve arkadaşları adına, 413, 421 ve 426 sayılı parsellerin Fidan Okyay mirasçıları, 415 ve 423 sayılı parsellerin Remzi Özer ve müşterekleri, 414, 419 ve 427 sayılı parsellerin … ve … Özer mirasçıları, 416, 420 ve 429 sayılı parsellerin İbrahim oğlu Mustafa Özdemir, 424 ve 425 sayılı parsellerin 1/2 payının … oğlu … İlhan mirasçıları, 1/2 payının Remzi Özer ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş hüküm; müdahil Remzi Özer ve arkadaşları ile İbrahim mirasçısı Remziye Hanbay vekili, … mirasçıları vekili, Nedim İlhan, davacılar … Nadire Bozdağ ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydının sınırlarının taşınmazları tüm sınırları ile çepeçevre sarmadığı tapu kaydının dava dışı Hanımın çiftliği köyünün 1 sayılı parsele miktarından daha fazla uygulandığı ve nizalı parsellerde zilyetliklerinin bulunmadığı, 410 ila 430 sayılı parseller hakkında Asliye Hukuk Mahkemesince Hazine adına tescil ilamı ile tapu kaydı oluştuktan sonra iskanen şahıslara dağıtıldığı ve şahıslar adına tapu kayıtlarının oluştuğu, iskan tevzi krokisi tam olarak zemine çakışmamakta ise de bu şahısların zilyet olduğu, Hazinenin açtığı tescil davası sonunda hükmen İbrahim Karslı ve müştereği Elif Tuta’nın vergi kaydıyla zilyet bulunduğu 60000 metrekarelik bölümün bu şahıslara ait olduğunun hükmen belirlendiği, bu yerin hükme esas tescil krokisine göre sadece 431 sayılı parsel olduğundan 431 sayılı parselin İbrahim Karslı ile Elif Tutan’ın satışı nedeniyle … … ve Azmi Akbaş adına tescil edilmesi gerektiği, 604 ile 613 sayılı parselin iskan tevzi haritası kapsamında kalan bölümlerinin iskan tapu maliklerine, diğer kalan bölümlerinin ise Nisan 336 tarih ve 73 sıra numaralı tapu kaydı ile tapu malikleri Yaşar Sayın ve arkadaşlarına ait olduğu, 617 sayılı parselin mera olduğu, iskan tevzi krokisine göre dağıtılan bir kısım yerlerin 1185 sayılı parsel içinde kalmış ise de; bu parselin kadastro tespiti sırasında kadastro harici bırakılarak kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği sonradan yapılan Toprak tevzi çalışmaları ile oluşturulduğundan bu parselde kalan bölümler yönünden Mahkemenin görevsizliğine, iskan tevzi krokisine göre kadastro ile kesinleşen 612 sayılı parselde kalan bölüm bulunduğu belirlendiğinden öncesi davalı olması nedeniyle bu parsel davalı hale getirtilerek ancak 3402 sayılı kadastro Kanunu’nun 12/son maddesi gereğince tapuya itimat prensibi gereğince bu parselin tespit gibi tespit ve tapu malikleri adına tesciline karar vermek gerektiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazinenin Belediye Başkanlığı ve İbrahim Karslı’ya husumet yönelterek açtığı tescil davası sonunda kimsenin tasarrufunda ve iktisabı sağlayan zilyetliğinde bulunmayan Hazineye ait arazi belirlenerek ve krokiye bağlanarak Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/467 esasa 1958/680 tarih ve 25.12.1958 tarihli ilamı ile teknik bilirkişi rapor ve krokisinde 223000, 40000, 39500, 28000, 83500, 61000, 69000 metrekare ve toplam 544000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tesciline, davalı İbrahim Karslı’nın Elif Tuta ile müştereken tasarrufunda bulundurdukları ve verginin 895 tahririnde kayıtlı bulunan krokisinde 60000 metrekare olarak gösterilen bölüme ilişkin Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiş; tescil ilamı ile Hazine adına Ağustos 1961 tarih ve 26 sıra numaralı ve 544000 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı oluşturulmuş, daha sonra Hazine tarafından Ekim 1967 tarih 86 ila 113 sıra numaralı tapu kayıtları ile ve iskan krokisine bağlanarak bunun 191500 metrekaresi davada taraf olan iskan maliklerine dağıtılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddesinde tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacağı hükmü öngörülmüştür. Buna göre tapu kayıtları ve dayanağı haritalarının uygulaması yetersiz olduğu gibi zilyetlik hususundaki aşamalarda alınan beyanlar ile tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin birbiriyle çelişen fen bilirkişi rapor ve krokileri mevcut olduğu halde beyan ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmiştir. Hazinenin iskanen dağıttığı bölümler ile uhdesinde kalan bölüm Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesine göre kesin olarak belirlenmediği gibi tescil ilamı ile 895 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek kayıt malikleri İbrahim Karslı ile müştereği Elif Tuta’ya bırakılan 60000 metrekarelik bölüm de kesin olarak tespit edilmemiştir. Dava dışı 73375 metrekare yüzölçümlü 424 sayılı parsele miktarından çok fazla olarak revizyon gördügü anlaşılan Nisan 336 tarih ve 73 sıra numaralı 15 dönüm yüzölçümlü tapu kaydının yapılan uygulamasında tapu kaydının hudut ve mevki itibariyle taşınmazlara uymadığı ve maliklerinin zilyetliğinin de bulunmadığı beyan edildiği halde tapu kaydının 604 sayılı parselin 34750 metrekarelik (R) harfi ile ve 613 sayılı parselin (I) ve (N) harfi ile gösterilen bölümlerini ne şekilde kapsadığı ve kabulün hangi uygulamaya dayandığı açıklanmamıştır. … ve arkadaşlarının dayanağını oluşturan ve kök tapu kaydında 50 dönüm yüzölçümü ile kayıtlı bulunan tapu kaydının kadastro tespiti sırasında Hanımın çiftliği köyünün 1 sayılı parseline uygulandığı ve 1 sayılı parselin 135700 metrekare yüzölçümü ile kayıt malikleri … ve arkadaşları adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. … ve arkadaşlarının dayandığı değişebilir sınırlı tapu kaydının da miktarına göre kapsamı haritasında gösterilmemiş, kayıt maliklerinin tam olarak hangi parsellerde ne zamandan beri zilyetliklerinin bulunduğu kesin olarak ortaya konulmamıştır. Hazine tapusu 1967 tarih ve 86 ila 113 sıra numaralı tapu kayıtlarına tedavül görmüş ve iskanen şahıslar adına oluşan tapu kayıtları kadastro tespiti sırasında 410 la 430 sayılı parsellere uygulanmış ise de parseller tek tek incelemeye alınmadığından tespit tutanağında uygulanan tapu kayıtlarının bazı sınırları parsellere uymadığı gibi iskan tapu kayıtlarının yüzölçümü ile parsellerin yüzölçümleri arasında büyük farklar olduğu halde, bu farklılığın neden kaynaklandığı üzerinde durulmamıştır. İskan tapu kayıtları hudutları ile de tek tek uygulanarak krokide gösterilmemiştir. Mahkemece İskan tapu kayıtlarının dayanağı iskan krokisinin zemine tam olarak çakışmadığı kabul edilerek 401 ila 430 sayılı parseller de iskan krokisine değer verilmeyerek iskan maliklerinin fiili kullanım ve zilyetliğine değer verilerek hüküm kurulduğu halde; 604, 612 ve 613 sayılı parseller ile 1185 sayılı parselde kalan bölümler yönünden iskan krokisine değer verilerek hüküm kurulması ile de çelişkili yaratılmıştır. İskan tapu kayıtlarının kapsamı dışında ancak Hazine tapusu kapsamı içinde kaldığı krokide gösterilen 424, 425, 426, 604 ve 613 sayılı parsellerin Hazine tapusu kapsamında ancak iskan tapusu ve krokisi dışında kaldığı kabul edilen bölümlerinin tescil kararı verilen kişiler adına iktisap koşullarının hangi nedenle gerçekleştiği açıklanmamıştır. İskanen kişilere verilen yerler ile iskan tapuları miktarı arasındaki açık uyumsuzluğun nedeni üzerinde durulmamıştır. Uygulamada iskan sahiplerinin zilyetliğinin ancak iskan tarihinden sonra başlayabileceği gözönünde bulundurulmamış, iskan maliklerinin tapu kayıtları dışında zilyetliklerine değer verilemeyeceği düşünülmemiştir. İskan krokisi dışında kalıp Hazine tescil tapusu kapsamında kalan yerlerin tescil haritasında hali arazi olarak belirtilmiş olması karşısında zilyetlikle iktisap koşullarının değerlendirilmesinde de bu husus gözönünde bulundurulmamıştır. Öncesi kısmen Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu anlaşılan 612 sayılı parselin 12.12.1966 tarihinde yapılan tespiti kesinleştirilerek kadastro ile 26.06.1967 tarihinde tapuya eşit paylar altında Hacı … … ve Azmi Akbaş adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/son maddesinin “Kesinleşmemiş tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmişse, iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tescil tarihinden itibaren 20 yıl müddetle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri açılmış ve açılacak olan davalarda medeni kanunun tapuya itimat prensibinden yararlanırlar.” hükmüne göre taşınmazın tapuya tescil edildikten sonra adına tescil kararı verilen maliklerin 20 yıl malik sıfatiyle zilyet olup olmadıkları hususu araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında komşu köylerde ve aynı köyde ikamet edip davada da yararı bulunmayan,taşınmazları iyi bilen elverdiğince yaşlı ve tarafsız 3’er kişilik yerel bilirkişi heyetleri, taraf tanıkları, daha önceki keşiflerde dinlenen ve sağ olan yerel bilirkişiler ve tanıklar, tespit bilirkişileri katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte istimlak haritası, tescil haritası, iskan dağıtım haritası, toprak komisyonu mera haritası, yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile ve zemine çakıştırılmak ve zeminde sabit olan (1) nolu dere ve (2) nolu dere, yeni su kanalı, eski Halep yolu, … tarlası, Celal’in tarlası sınırları tam olarak tespit edilerek ve bu hudutlardan yararlanılmak suretiyle mahallinde uygulanmalı,yine her bir iskan tapu kaydı sınırları tek tek okunarak zemine uygulanmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir, iskan krokisi ve tek tek iskan tapu kayıtları kapsamında kalan bölümler ve Hazinenin dağıtım dışı bıraktığı ve tescil tapusu kapsamında kalan bölümler ile ayrıca yine muris …’ten 333 yılında ölümü ile mirasçısı Zeynep ve Elif’e Zeynep’inde çocuksuz ölümü ile kardeşi Elif ile eşi İbrahim’e kalan, vergi kaydında Elif ve İbrahim adına kayıtlı bulunan, Elif hissesini sonradan vergi kaydı hudutları belirtilerek 02.08.1962 tarihli noterlik senedi ile Hacı … … ve Azmi Akbaş’a geçerli hisse satışı ile sattığı anlaşılan ve hükmen bu şahısların 20 yıla aşkın zilyetliklerde bulunduğu belirlenen ve tescil krokisinde gösterilen 60000 metrakarelik bölüm uygulanarak krokide gösterilmeli, … ve arkadaşlarının tapu kayıtlarının değişir sınırlı olduğundan tapu kayıtlarının miktar olarak kapsadığı yer teknik bilirkişi krokisinde gösterilmeli ve kayıt maliklerinin tapu miktarından fazla yer adlarına tescil edilmiş olduğu gözönünde bulundurulmalı, yine Bekir Alacakapı ve arkadaşlarının dayandığı Nisan 336 tarih ve 73 sıra numaralı tapu kaydının mevki ve hudutlarının taşınmaza uymadığı, tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve kaydın miktarından çok fazla olarak başka parselle uygulandığı gözetilmeli, iskan tapu kayıtlarının kapsamı öncelikle iskan tevzi krokisine göre tayin edilmeli, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kime intikal ettiği, 617 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, her bir taşınmaz için tespit bilirkişileri, toprak komisyonu belirtmelik bilirkişileri ve eski tarihlerde yapılan keşifte beyanları alınan yerel bilirkişiler ve tanıklar da ayrı ayrı dinlenmeli, beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli,zilyetlik hususu değerlendirilirken Hazinenin tapu kaydına dayanak teşkil eden tescil dava dosyasındaki yapılan keşifte alınan zilyetlik yönündeki beyanlar ile mahkemece yapılan eski tarihli keşiflerde alınan beyanlar da nazara alınmalı, Hazine tapusunun dayanağı ilam ile Hazine adına tescil edilen yerlerin Hazineye ait olup 1954 yılından önce kimsenin kazanmayı sağlayan zilyetliğinde bulunmadığı belirlendiğinden, bu ilamın davada taraf olmayanlar için kesin hüküm oluşturmaz ise de güçlü delil oluşturacağı düşünülmeli, mahkemenin gözlemi keşif zabtına geçirilmeli, 3.kişilik ziraat bilirkişi kurulundan her bir taşınmaz için taşınmazların nitelikleri, toprak yapıları hususunda önceki raporlardaki bulgular da değerlendirilecek şekilde ayrı ayrı bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, taşınmazların fotoğrafları parsel sınırlarını da gösterir şekilde çektirilerek teknik bilirkişilerin raporuna eklenmeli,yapılan uygulamaya göre davalı hale getirtilen 612 sayılı parsel yönünden iskan krokisi kapsamında kalan bölümünün tescil tarihinden itibaren malik sıfatıyla kimin ve ne kadar süre ile zilyet olduğu yerel bilirkişiler, tanıklardan sorularak, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/son maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yöntemince araştırılmalı, 617 sayılı parsel yönünden yöntemince mera araştırılması yapılmalı, bu parselin tespit tarihinden sonra da Toprak Tevzi Komisyonunca mera alarak tespit edildiği hususu de nazara alınmalı, yapılan keşif ve uygulama ile iskan krokisi kapsamında kalan ancak kadastro tespiti sırasında tescil harici taşlık olarak bırakılmış iken Toprak tevzi Komisyonunca 1182 sayılı parsel altında mera olarak sınırlandırılarak sonradan imar planı dahilinde olduğundan vasfı değiştirilerek ve 1183, 1184 ve 1185 sayılı parsellere ifraz ile Hazine adına tescil edilen ve satış suretiyle … Belediye Başkanlığı adına tescil edilen 1185 sayılı parsel de kalan bölümler varsa bu bölümler yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmeli, iskan tapu kayıtlarının dayanağı iskan krokisi dışında kalan bölümlerin iskan maliklerince zilyetlikten kazanılamayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakimi çekişme konusu taşınmazlarını tamamı hakkında infazı kabil sicil oluşturmak zorunda olduğu halde 604 sayılı parselin teknik bilirkişi krokisinde (K) harfi ile gösterilen bölümü hakkında tescil kararı verilemeyerek sicil oluşturulmaması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren tarafa verilmesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.