YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9671
KARAR NO : 2011/4382
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 14 parsel sayılı 134.97 metrekare yüzölçümündeki taşımaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davacı … ve ölü … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, satın alma, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazda ölü …’nin payı bulunmadığını; ölü … mirasçılarından … ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazda …’nin payı bulunmadığını öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda …’nin davasının kabulüne, …’nin davasının reddine, taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacı … babası… ile davacı …’ın dedesi …’ya murislerinden geldiği, taksim sonucu…’e isabet ettiği, O’nun ölümü ile de kardeşlerin pay devri sonucu davacı …’ye isabet ettiği davalıların gübre dökmek suretiyle kullanımlarının ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; mahkemenin kabulü tarafların iddia ve savunmalarına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı-davalı … 3. şahıslardan satın almaya, davalı-davacı … ise, ortak miras bırakandan geldiğini iddia ederek taksime dayanmasına rağmen; mahkemece taksim iddiası kabul edilerek, bu iddiaya dayanmayan davacı – davalı lehine hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmazın öncesini ve çevreyi iyi bilen yaşlı, yansız kişiler arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları senet tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişiler ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanından mı geldiği, yoksa 3.kişilere mi ait olduğu yerel bilirkişiler ve tanıklardan sorulup saptanmalı, davacı-davalı …’nin çekişmeli taşınmazı 3.şahıslardan satın aldığına ilişkin iddiaları kesin olarak tespit edilmeli, bu amaçla davacı …’in satın alma iddiası yönünden dayandığı senetler mahallinde uygulanmalı, senet tanıkları da dinlenmeli, yine, davalı-davacı …’nin dayandığı 17.3.1945 tarihli taksim sözleşmesi, 5917 sayılı Yasa uyarınca Kaymakamlıkça
yapılan soruşturma sırasında düzenlenen 1981 tarihli anlaşma zaptı mahallinde uygulanmalı, kapsamları belirlenmeli, yerel bilirkişiler ve tanıkların taşınmazın öncesinin kime ait olduğuna ilişkin sözleri, komşu parsellere ait kadastro tutanaklarının edinme sebepleri ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, keşif ve duruşmalarda toplanan deliller ile tutanak içeriğinin çelişkili olması halinde kadastro tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı-davacı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.9.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.