YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4526
KARAR NO : 2012/21213
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 31/07/1997-30/04/1999 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının, davalı işyerinde 31.7.1997-30.4.1999tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istem kabul edilerek davacının davalı iş yerinde 31.7.1997-30.4.1999 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının dava konusu dönemde ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 25.4.1998 tarihinden 31.8.1999 tarihine kadar toplam 251 gün bildirim yapıldığı tespiti istenen dönem ile çakışan bir hizmetinin bulunmadığı , dosyaya davalı dönem bordrolarının celp edilmediği anlaşılmaktadır.
Hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve Dairemizin içtihatları gereğidir.
Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de, çalışmanın konusu, sürekliliği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işverenle, işçiyle ve işyeriyle ilişkileri dikkate alınmalı, işin ve işyerinin niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, işyerinin bordrolarından yer alan çalışanları ile komşu ve yakın işyerlerinin kayıtlarıyla ya da araştırma ile belirlenmiş kimselerin beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dönem bordrolarının celpedilmemesi nedeniyle dinlenilen tanıkların bordro tanığı olup olmadıklarının tespit edilemediği ayrıca beyanların da karar vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği davalı iş yerine ilişkin dönem bordroları getirtilerek , uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma verilmiş dönem bordrolarında çalışmaları görülen tanıkların davacının 31.7.1997-30.4.1999 tarihleri arasında çalışmaları konusunda beyanlarına başvurmak, tanıkların beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet ve muhtarlık yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde çalışma olgusu açıklığa kavuşturalarak sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.