Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2350 E. 2010/3500 K. 03.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2350
KARAR NO : 2010/3500
KARAR TARİHİ : 03.05.2010

MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve … ’ın ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma talepli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili şikayet dilekçesiyle, borçlu S.Ç … Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında devam eden icra takibi nedeniyle alacağın tahsili için 2.03.2006 tarihinde adresinde yapılan haciz sırasında ticareti terk ettiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, şirket yetkililerinin İİK”nun 337/a maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “..şirketin aynı ve başka adreslerde ticari faaliyetini sürdürdüğü, bu durumda şirketin ticari faaliyetini başka bir adreste de olsa sürdürdüğünü kabulde zorunluluk bulunduğu, oysa İİK’nun 337/a maddesinde belirlenen suçun oluşabilmesi için sanıkların ticari faaliyeti sona erdirerek ticareti terk etmiş olmasının gerektiği” gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinde ticaret şirketlerinin nev’ilerinin; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinden ibaret olduğu belirtilmiş olup, anılan yasa incelendiğinde yukarıda sayılan şirketler yönünden ticareti terk hususu değil, bunun yerine infisah ve tasfiyelerinin öngörüldüğü, eş anlatımla bu şirketlerde ticareti terk yerine ortaklık ilişkisi sona erdirildiğinden ve tasfiyeleri sonrasında kayıtlı olduğu ticaret sicil memurluğunda terkin işlemi sırasında İİK’nun 44. maddesine göre mal beyanında bulunma yükümlülükleri olmadığından, sözü edilen şirket yetkilileri için ticareti terk suçunun işlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemine iştirak edilememiştir.
Açıklanan gerekçelerle sanıkların beraatleri yerine farklı gerekçelerle beraatlerine karar verilmesi isabetsiz ise de gerekçesi yanlış fakat sonucu itibariyle doğru olan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.